Kelimeler arşivinde; içinde "titiz" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde titiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu titiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında titiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TİTİZLENMEK, TİTİZLEŞMEK
TİTİZLENME, TİTİZLEŞME, TİTİZLİKLE
TİTİZLİK
TİTİZCE, TİTİZER
TİTİZ
TİTİZ
Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent. Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse).
TİTİZLEŞME
Titizleşmek işi.
TİTİZCE
Titiz bir biçimde.
TİTİZLİKLE
Titiz bir biçimde.
TİTİZLENME
Titizlenmek işi.
TİTİZER
Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen memnun edilmesi güç kimse. Temizliğe aşırı düşkün olan kimse. Huysuz, öfkeli kimse.
TİTİZLENMEK
Çok dikkat ve özenle davranmak veya böyle davranılmasını istemek, titiz olmak, titizlik göstermek. Öfkelenmek, huysuzlanmak, rahatsız olmak.
TİTİZLİK
Titiz olma, titizce davranma durumu.
TİTİZLEŞMEK
Titizlenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİTİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEÇMEK
Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Farklı görmek, üstün görmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.
ÇEVÜKLENMEK
Acele etmek, titiz davranmak.
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
CITCIT
Titiz, sinirli. Elinden bir şey gelmediği halde gösteriş yapan kişi.
PİMPİRİK
Gereksiz yere titizlik gösteren. Harap, bozuk, virane. Kuşkucu. Çok yaşlı ve güçsüz (kimse).
KIRNAK
Çalımlı, süslü (kimse). Güzel, titiz. Cilveli, oynak (kadın). Boylu boslu. Cariye. Çevik.
DİSİPLİN
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.
BAĞIRTLAH
Yabani ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşuni renkli bir av kuşu. Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü. Asabi, titiz, sert.
BAGIRTLAK
Asabi, titiz, sert.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
CIDIR
Küçük, zayıf, ince. Öfke, sinir. Öfkeyi tahrik eden nokta. İrileşmiş yara. Vücutta sık sık çıkan çıban. Kuvvet, güç. Gurur, onur. Cirit. İnsan vücudundaki kir. Titiz, sinirli. Kıvırcık.
CIDIRLI
Titiz, sinirli. Deli. Daimi hasta. Vücudu yaradan kurtulamayan. Çarçabuk gidip geri gelen. Süvari. Kirli. Açıkgöz. Atılgan. Çalı çırpı. Sinirli, asabi.
CIDIRGI
Titiz, sinirli.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
AVAN
Devlet memuru: Avanların yüzü soğuk olur. Obur. Hırsız. İri-yarı insan. Sert, titiz, sinirli. Vurucu kırıcı, zorba. Kurt: Avan yiyesi. Sürülmesi güç olan tarla. Vurucu, kırıcı, zorba. Sürekli ağlayan bebek. Zorba, fesatçı, kötü adam.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
CİVİL
Küçük tipli kişi. Yağ, peynir, bezir koymağa yarayan küçük toprak çömlek. Küçük iplik çilesi. Titiz, duygulu. Uyanık. Peyniri yağda pişirerek yapılan yemek. Yağı alınmış sütten yapılan peynir. Ufak taneli darı. Yazın ekilen ekin. Doğranmış yeşil fasulye tanesi. Kuşburnu. Yaban ördeği. Giresun şehri, Tirebolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SIKI
Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.
MARAZ
Hastalık. Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan. Dayanılması güç durum.
YAKINDAN
Yakın bir yerden, yakın olarak. Çok dikkatli, titiz bir biçimde.