İçinde TELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tele" olan, toplam 271 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

NİTELENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

ARİSTOTELESÇİLİK, TELEKOMÜNİKASYON, NİTELENDİREBİLME, TELEREZEKTOSKOPİ, TELEVİZYONAGİDER

15 harfli kelimeler

NİTELENDİRİLMEK, TELEVİZYONCULUK, ANJİYATELEKTAZİ, BESTELENEBİLMEK, BESTELEYEBİLMEK, BESTELEYİVERMEK, ÇİFTELEYEBİLMEK, DESTELEYEBİLMEK, LİSTELEYEBİLMEK, TELEVİZYONSEVER

14 harfli kelimeler

DESTELEYİCİLİK, ENTELEKTÜALİZM, ENTELEKTÜELLİK, NİTELENDİRİLME, BESTELENEBİLME, BESTELEYEBİLME, BESTELEYİVERME, ÇİFTELEYEBİLME, DESTELEYEBİLME, ERTELENEBİLMEK, ERTELETEBİLMEK, ERTELEYEBİLMEK, LİSTELEYEBİLME, NİTELEYEBİLMEK

13 harfli kelimeler

ARİSTOTELESÇİ, ÇETELEŞTİRMEK, NİTELENDİRMEK, TELEFONLAŞMAK, TELEFONOMETRE, TELEFOTOGRAFİ, TELEKONFERANS, ERTELENEBİLME, ERTELETEBİLME, ERTELETTİRMEK, ERTELEYEBİLME, İTELEYEBİLMEK, NİTELEYEBİLME, ÖTELEYEBİLMEK, TELEFONSUZLUK, TELEVİZYONLUK, VARİKOZİTELER

12 harfli kelimeler

ÇETELEŞTİRME, FİRKETELEMEK, NİTELENDİRME, RADYOTELEFON, TELEFONCULUK, TELEFONLAŞMA, TELEOBJEKTİF, TELESEKRETER, TELEVİZYONCU, ERTELETTİRME, İTELEYEBİLME, ÖTELEYEBİLME, TELENSEFALON

11 harfli kelimeler

BESTELENMEK, ÇİFTELENMEK, ÇİFTELEŞMEK, DESTELENMEK, DESTELEYİCİ, ENTELEKTÜEL, FİRKETELEME, PELTELENMEK, PELTELEŞMEK, TELEKSÇİLİK, BESTELETMEK, BÜKTELETMEK, CÜSTELETMEK, ÇENTELEŞMEK, DESTELETMEK, İRENTELEMEK, KERTELEYİCİ, LİSTELETMEK, SAHTELETMEK

10 harfli kelimeler

BESTELEMEK, BETELENMEK, ÇETELEŞMEK, ÇİFTELEMEK, DESTELEMEK, ERTELENMEK, LİSTELEMEK, MÜTELEZZİZ, NİTELENMEK, PELTELENME, PELTELEŞME, TELEKİNEZİ, TELEOLOJİK, TELESİNEMA, TELESKOBİK, TELEVİZYON, ÜSTELENMEK, ATELEKTAZİ, BESTELENME, BESTELETME, BÜKTELEMEK, CÜSTELEMEK, ÇENTELEMEK, ÇİFTELENME, ÇİFTELEŞME, ÇİNTELEMEK, ÇİRTELEMEK, DESTELENİŞ, DESTELENME, DESTELETME, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BESTELEME, ÇETELEŞME, ÇİFTELEME, DESTELEME, ENTELEKYA, ERTELEMEK, ERTELENİŞ, ERTELENME, ERTELEYİŞ, İTELENMEK, KERTELEME, LİSTELEME, NİTELEMEK, NİTELENİŞ, NİTELENME, NİTELEYİŞ, TELEFERİK, TELEFONCU, TELEMETRE, TELEMETRİ, TELEOLOJİ, TELEPATİK, TELERADAR, TELESİMEK, TELESİYEJ, ÜSTELEMEK, ÜSTELENME, ÇETELEMEK, DÜRTELEME, ELENTELEN, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ÇİFTELER, ENTELEKT, ERTELEME, İTELEMEK, İTELENME, KERTELES, NİTELEME, ÖTELEMEK, TELEKART, TELEKSÇİ, TELEPATİ, TELESİME, TELESKOP, TELEÜTÇE, ÜSTELEME, TELEGRAF, CETTELEK, ÇENTELEK, ÇETELECİ, EZENTELE, KERTELEZ, KESTELEK, MANTELEK, ÖTELETME, PLATELET, PÖRTELEK, SOTELEME, SÜRTELEÇ, TELEFGİN, TELEKLER, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

İTELEME, ÖTELEME, TELEFAT, TELEFON, TELEKIZ, HETELEK, HÖTELEK, KÖTELEK, KÜTELEÇ, KÜTELEK, KÜTELEZ, MEŞTELE, METELER, MÜFTELE, PATELEK, PETELEK, PÖTELEK, TELEHLİ, TELEMBE, TELEMEK, TELEMEN, TELEMİR, TELEMÜK, TELERİK, TELERME, TELESİK, TELESÜK, TELETÜR, TELETÜS, TELEVON, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ÇETELE, TELEKE, TELEKS, TELEME, TELEÜT, PATELE, TELEBE, TELEHE, TELENK, TELESİ, TELEYH, ÜTELEK, ÜTELER

5 harfli kelimeler

TELEF, TELEK, TELEM, TELES, TELEB, TELEH

4 harfli kelimeler

TELE

Bazı kelimelerin anlamları

TELE

İnce ip, iplik. Hayvanlar için kurulan tuzak. Giysi yakalarının içine konulan kolalı bez, tela. Tuzak. Bir terzi malzemesi: tela. Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. "Televizyon" sözcüğünden kısaltmayla elde edilen ön ek. (Yabancı dillerde téléciné, téléfilm, teleplayer, ve benzerleri bileşiklerde kullanılır). Yunanca "tele" (uzak, ırak) sözcüğünden alınarak yabancı dillerde bu anlamda ön ek olarak kullanılan ve çeşitli bileşikler (télécommunication, télégraphe, téléphone, télévision; telefilm, telephoto, teleplayer, telerecorder, television; Telefon, Telefoto, Telegrafie, Teleskop, vb.) türeten sözcük. Ceketlerin göğüs ve yaka kesimlerini sert tutmak amacıyla kullanılan kıl kumaş. ( Uşak.; Güdül Ankara).

NİTELENDİRİLMEK

Nitelendirme işine konu olmak, vasıflandırılmak.

TELEREZEKTOSKOPİ

Meme başı kanalında bulunan üremelerin endoskopik yöntemle tedavisi.

TELEVİZYONAGİDER

Bir kimsenin, bir nesnenin, bir varlığın ya da görünümün, görünüş ya da işleniş bakımından televizyona yatkın olması, televizyonda iyi sonuç vermesi niteliği.

LİSTELEYEBİLMEK

Listeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

TELEKOMÜNİKASYON

Haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik vb. elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması, uz iletişim.

DESTELEYEBİLMEK

Desteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ANJİYATELEKTAZİ

Küçük çaplı atardamarların ve toplardamarların genişlemesi.

NİTELENDİREBİLME

Nitelendirebilmek işi.

BESTELEYEBİLMEK

Besteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

NİTELENDİREBİLMEK

Nitelendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BESTELENEBİLMEK

Bestelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

TELEVİZYONCULUK

Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.

ÇİFTELEYEBİLMEK

Çifteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BESTELEYİVERMEK

Çabucak bestelemek.

  -   -   -  

Anlamında TELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ARİSTOCULUK

Aristotelesçilik.

ALO

Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

BELGEGEÇER

Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AHİZE

Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.

BAKALORYA

Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.

ATILI

Atılmış, ertelenmiş, tehirli.

ARİSTOTELESÇİ

Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

ARİSTOCU

Aristotelesçi.

ANİME

Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.

ANLIKÇILIK

Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BATARYALI

Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş. Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.).