Kelimeler arşivinde; içinde "tavlı" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tavlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tavlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tavlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAVLI
Tavlanmış, tavı olan, tav verilmiş. Semiz, şişman (hayvan).
TAVLIÖREN
Konya şehrinde, Kulu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ALATAVLI
Yarı yaş, yarı kuru toprak, az tavlı yer. İyice pişmemiş yemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAVLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
URA
Yufka açılırken, hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un. Uğur. Ora, orası. Bulgur gibi küçük ve ince duruma gelmiş tavlı toprak. Yaş bir şeyi kurutmak için üstüne serpilen kuru, ince toprak. Hamur yapışmaması için tahtaya serpilen un. Çıbanın iyileşmesi inancıyla yapılan işlem. Düş.
ALADARBIZ
Yarı-ıslak, yarı kuru, az tavlı toprak: Bizim tarla daha aladarbız. Tava gelmemiş, kuru toprak.
ALAFIR
Pişmiş fakat boyanmamış derinden yapılan ayakkabı astarı. Baştan savma, acele yapılan iş: Çapayı alafır yapıp geçmişler. Seyrek çıkan tohum: Sizin buğday alafır çıkmış. Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
SEMİZ
Şişman. Eti, yağı çok olan, tavlı.
KERİT
Islak, tavlı toprak. Taşlı toprak. Taşlanmış killi toprak.
KURUYAZ
Kuru, zayıf, cılız. Tavlı, nemli olmayan toprak.
URVA
Yufka açılırken, hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un. Çorbalık un. Çok sulu hamur. Çift sürerken dağılan tavlı toprak. Hamur yapışmaması için tahtaya serpilen un. Su, un karışımı, bulamaç. Öz, asıl. Yufka açılırken hamur tahtaya yapışmasın diye altına saçılan un. Kastamonu şehrinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ALAVIR
Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
ALAVGAZ
Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
DAVLI
Tavında, tavlı: Bizim katır davlı. Çarık yapmak için uzunlamasına kesilen ham deri. Odun yarması, yakılacak odun. Ucu yarı yanmış ya da yanmakta olan odun parçası.
YUVARLAŞTIRMA
Sünekliğini artırmak amacıyla, düzgülü ya da tavlı çelikleri ötektik sıcaklığı altında ısıtma.
ALAKURU
Yarı tavlı toprak. Yarı kuru, yarı yaş. Atların kışın hem yayılarak, hem de saman yiyerek beslenme şekli: Kış geldi, atları ala kuru besleyeceğiz.
KELİT
Boğa, tavlı sığır.
HÖL
Az ıslaklık: Buğdaya höl değmiş. Yaş (toprak, çamaşır ve benzerleri şeyler için). Sürülmeye, ekilmeye hazır duruma gelmiş tavlı toprak. Tavukların altına fol olarak konulan yumurta biçimindeki lüle taşı. Çocuk pisliği. Kundak çocuklarının altına konulan elenmiş ince toprak. Islak, nemli. Islaklık, rutubet. Yaşlık, rutubet.
ALATARAS
Toprağı tavlıyacak kadar yağan yağmur. Yarı nemli, tavlı toprak.
ALATAV
Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).
KELEŞ
Yiğit, cesur, bahadır. Çok yakışıklı, çok güzel. Vücut yapısı gösterişsiz. Çirkin, kötü. Kel. Güzel, yakışıklı (insan). Yiğit, temiz yürekli, kabadayı. Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Beceriksiz. Nişanlı gençlerin düğünden önce dostlarına ve akrabalarına verdikleri yemek. Keçi boynuzu reçeli. Boğa, tavlı sığır. Uzun boynuzlu sığır. Hasta, cılız, zayıf. Bodur. Cılız. Yakışıklı delikanlı; boynuzları uzun ve yukarıya doğru biçimli bir şekilde kıvrık olan besili ve yakışıklı sığır. Güzel. Yakışıklı, güzel, argosu çirkin. "yiğit, mert" ...gibi bir sıfat. Güzel, yakışıklı. Pek yakışıklı, pek güzel. Güzel, yakışıklı kimse. Kahramanmaraş kenti, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TIRCI
Besili, tavlı, semiz.
ALAVIRT
Su kabı olarak kullanılan bir çeşit kabak. Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
KÜRÜÇ
Bir çeşit sert ağaç. Etli, tavlı (hayvanlar için): Bu kış davarlar kürüçtür.