Kelimeler arşivinde; içinde "tara" olan, toplam 204 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tara bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tara ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tara olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TARAFSIZLAŞTIRMAK, FESÇİTARAĞIGİLLER
TARAFSIZLAŞTIRMA
CANKURTARANLIK, KESİTARAŞTIRMA
GLUTARALDEHİD, GLÜTARALDEHİD, KAYTARABİLMEK, KURTARABİLMEK
MİNNETTARANE, AFŞARTARAKÇI, AKTARABİLMEK, ANAHTARAĞASI, ATARAKTİKLER, KAYTARABİLME, KOTARABİLMEK, KURTARABİLME, SITARASIZLIK, TARAKLIMAKAS, TARANABİLMEK, TARATABİLMEK, TARAYABİLMEK, TUTKALTARAĞI
CANKURTARAN, ÇOBANTARAĞI, DENİZTARAĞI, MUHATARASIZ, TARAFGİRLİK, TARAFSIZLIK, TARAFTARLIK, TARAZLANMAK, AKTARABİLME, ANTİKATARAL, CANGULTARAN, CANĞURTARAN, DÜZENTARAĞI, KOTARABİLME, MANTARAĞACI, METARAMİNOL, TARAKDİKENİ, TARANABİLME, TARAŞTIRMAK, TARATABİLME, TARATTIRMAK, TARAYABİLME, TARAYICILIK, VURMATARAĞI
ATARAKSİYA, BİTARAFLIK, MUHATARALI, TARAFLILIK, TARAKÇILIK, TARAKLAMAK, TARAKLILAR, TARAŞLAMAK, TARAZLAMAK, TARAZLANMA, AKTARAĞACI, ERKURTARAN, KAĞITARASI, OYTARANNIH, SITARASSIZ, TARAFINDAN, TARAFSIZCA, TARAKÇILAR, TARAKSAKUM, TARAKTONOZ, TARANAAĞIZ, TARASLAMAK, TARATTIRMA, TATARAĞASI, TATARAHMET, THEATARAMA, ZARTARAKLI
TARAKLAMA, TARAŞLAMA, TARAVETLİ, TARAZLAMA, ABAYTARAN, AHTARACAK, AHTARAĞAÇ, AKTARACAK, FARFATARA, MATARAKÇI, NAŞTARABA, SITARASIZ, SİTARABİN, ŞATARATLI, TARABULUŞ, TARAKDİŞİ, TARANAĞIZ, TARANIMAK, TARANKEDİ, TARANTULA, TARAŞAĞIZ, TARAZIMAK, TATARAŞKA, VİSTARAMA, YÜNTARAĞI
BERTARAF, KATARAKT, MUHATARA, TARAFEYN, TARAFGİR, TARAFSIZ, TARAFTAR, TARAKSIZ, TARANMAK, TARASSUT, TARATMAK, TARAYICI, TARTARAT, ALATARAS, FAFATARA, FEFETARA, KURTARAN, MATARACI, PAYTARAN, SIMATARA, SITARALI, ŞAMATARA, TARAFDAR, TARAKÇIL, TARAKÇIN, TARAKÇIR, TARAKDİŞ, TARAKLIK, TARAKOTU, TARAKTAN, Devamını Oku »»
BİTARAF, MASTARA, TARAFLI, TARAKÇI, TARAKLI, TARAKSI, TARAMAK, TARANGA, TARANIŞ, TARANMA, TARANTI, TARATIŞ, TARATMA, TARATOR, TARAVET, TARAYIŞ, TUTARAK, AHTARAÇ, AKTARAÇ, AKTARAN, ANTARAN, ASTARAK, BITARAK, DANTARA, DUTARAK, KANTARA, KASTARA, KOTARAN, LAHTARA, MATARAK, Devamını Oku »»
MATARA, TARABA, TARAÇA, TARALI, TARAMA, ATARAÇ, ÇATARA, HOTARA, KOTARA, ORTARA, OTARAN, SITARA, SUTARA, TARABI, TARAKA, TARANA, TARATO
TARAF, TARAK, TARAŞ, TARAZ, TARAL, TARAN, TARAS, TARAV
TARA
TARA
1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
ANAHTARAĞASI
Hasoda örgütünde hasodanın güvenlik işlerinden sorumlu olan görevli.
AFŞARTARAKÇI
Bolu ilinde, Gerede ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AKTARABİLMEK
Aktarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MİNNETTARANE
Minnettarca.
KAYTARABİLMEK
Kaytarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYTARABİLME
Kaytarabilmek işi.
ATARAKTİKLER
Trankilizanlar veya nöroleptiklere verilen genel ad.
KURTARABİLMEK
Kurtarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TARAFSIZLAŞTIRMA
Tarafsızlaştırmak işi, nötralizasyon.
GLUTARALDEHİD
Proteinlerin amino gruplarını ve DNA bazlarını alkilleyerek onların yapı ve işlevini bozarak hücre üzerinde zehirli etki oluşturan geniş spektrumlu bir jermisit.
TARAFSIZLAŞTIRMAK
Tarafsız duruma getirmek.
CANKURTARANLIK
Cankurtaran olma durumu.
GLÜTARALDEHİD
Dokuların, elektron mikroskopik incelemesinden önce tespit için kullanılan bir madde.
KESİTARAŞTIRMA
Belli bir evrenden belli bir zamanda örneklemeyle alınmış bir kesit üzerinde yapılan gözlemlerle gerçekleştirilen araştırma, bk. ağırlıklı kesitaraştırma, ağırlıksız kesitaraştırma.
FESÇİTARAĞIGİLLER
Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli, çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili, er dişi, çanak yaprakları 5-10 tane, taç yaprakları 4-5 parçalı olan, ovaryum alt durumlu, aken tipi meyveleri olan, ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık otsu, nadiren çalımsı bitkiler.
Bu bölümde tanımı içerisinde TARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APIŞ
Butların iç tarafı.
AKBASMA
Katarakt.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
AKSU
Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
AMBULANS
Cankurtaran.
ANLAŞIK
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri.