İçinde SÜRAT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sürat" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sürat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sürat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sürat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SÜRATLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

SÜRATLENDİRME

11 harfli kelimeler

SÜRATLENMEK

10 harfli kelimeler

SÜRATLENME

9 harfli kelimeler

TEESSÜRAT

8 harfli kelimeler

SÜRATSİZ

7 harfli kelimeler

SÜRATLE, SÜRATLİ

5 harfli kelimeler

SÜRAT

Bazı kelimelerin anlamları

SÜRAT

Hızlılık, çabukluk, ivinti. Hız. Bir cismin aldığı yolun (yön belli olamyan) zamana oranı yani hızın büyüklüğü.

SÜRATLENMEK

Hızı artmak, hızlanmak.

SÜRATLENME

Süratlenmek işi.

SÜRATLE

Çabucak.

TEESSÜRAT

Acılar, üzüntüler, sıkıntılar.

SÜRATSİZ

Sürati olmayan.

SÜRATLENDİRMEK

Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.

SÜRATLİ

Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı.

SÜRATLENDİRME

Süratlendirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SÜRAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÜRAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

SÖYKELMEK

Dikilmek, hafifçe doğrulmak : Yılan süratle giderken birdenbire söykeldi. Bağırmak.

KERATOAKANTOM

Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom.

HIZ

Çabukluk, sürat. Bir hareketten doğan güç, şiddet. Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat. Çaba, güç, gayret, takat.

ÇABUKLUK

Çabuk olma durumu, hız, sürat.

YELEĞEN

Topraktan yapılmış su testisi. İvecen, canı tez, telâşla ordan oraya gidip gelen. Köpek. Tazı, av köpeği. Çok yelen, hızlı koşan, süratle giden. Uşak şehri, Eşme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MOMENTUM

Bir cismin hareket miktarı, kütlenin sürat ile çarpımı. Hız, hızlılık.

TRANSPOZİSYON

Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. Genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı. DNA transpozisyonu.

PREPROTEİN

Proproteini veya işlevi yapan proteini vermek üzere terminal bölgesi süratle parçalanan geçici, öncü protein.

YALABIDAK

Çabucak. Birdenbire, şimşek gibi bir süratle.

HIZLI

Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

YÜĞRÜŞ

Hız, sürat, koşuş.

YÜĞRÜMLE

Süratle, koşarak.

HIZLIER

Çabuk, süratli kimse.

İVİNTİ

Çabukluk, hız, sürat.

TEZ

Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.

YELDAN

Hızlı, süratli.

HIZLILIK

Hızlı olma durumu, sürat.