Kelimeler arşivinde; içinde "susma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde susma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu susma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında susma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SUSMA
Susmak işi. Türk nakışlarında bir iğne türü.
SUSMAK
Konuşmasını kesmek. Etkisini göstermemek, tepki göstermemek. Konuşmaktan kaçınmak. Ses veya gürültüyü kesmek, ses ve gürültü yapmamak.
SUSMALIK
Sus payı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUSMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
HIŞTANMAK
Susmak.
HİŞ
Hişt. Hiç. Hiş, susmak ve dikkatli olmak için kullanılır.
SUSKU
Az konuşma, susma, sükût.
ABIŞMAH
Susmak, afallamak, şaşırmak.
SUSUŞ
Susma işi.
HAZIMSIZ
Yediklerini kolay sindiremeyen. Yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse). Benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen.
SUSTURUCU
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
HÖŞMEK
Susmak. Deve yavrusu. Benzetmek, karşılaştırmak: Höşmek gibi olmasın gadıncağızın şurasında ganser varmış.
HÜSMEK
Susmak.
HÖSMEK
Susmak.
TISLAMAK
Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarmak. "Tıs" diye ses çıkarmak. Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak.
ÇISMAK
Susmak, pısmak.
SESMEK
Gelişmek, büyümek, yetişmek. Birden ölmek. Büyümek, gelişmek. Susmak.
EBSEM
Susma.
SUSTURULMAK
Susması sağlanmak, konuşması önlenmek. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.
SUSTURMAK
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak. Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.
DUTANMAK
Tutulmak, kesilmek, susmak.
HERERET
Hararet. Arapça kökenli harâret: hararet; susuzluk; susma.