İçinde SEPET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sepet" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sepet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sepet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sepet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SEPETLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SEPETLEYEBİLME

11 harfli kelimeler

SEPETLENMEK, BALIKSEPETİ, SEPETKEMİĞİ

10 harfli kelimeler

SEPETÇİLİK, SEPETKULPU, SEPETLEMEK, SEPETLENME

9 harfli kelimeler

YANSEPETİ, SEPETTOPU, SEPETLEĞİ, SEPETLEĞE, SEPETLEME

8 harfli kelimeler

SEPETÇİK, SEPETSİZ, SEPETLİK, SEPETLEK, SEPETLİG

7 harfli kelimeler

SEPETLİ, SEPETÇİ

5 harfli kelimeler

SEPET

Bazı kelimelerin anlamları

SEPET

Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.

SEPETLEYEBİLMEK

Sepetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SEPETLEME

Sepetlemek işi.

SEPETLEMEK

Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.

SEPETLENME

Sepetlenmek işi.

SEPETKEMİĞİ

Kaburga kemiği, göğüs kafesi.

SEPETLEĞE

Hayvanlarda belden sonraki bölüm, sağrı.

SEPETÇİK

Küçük sepet. Sepet örmeye yarayan bir çeşit bitki ve çubuklar.

SEPETLEYEBİLME

Sepetleyebilmek işi.

YANSEPETİ

Kulpsuz silindir biçiminde örme sepet. (Kızılca Bor Niğde).

SEPETLEĞİ

Göğüs kemiği.

SEPETÇİLİK

Sepet yapma veya satma işi.

BALIKSEPETİ

Uzun dikenlerden örülen sepet biçiminde balık tuzağı. (Miri Fatsa Ordu).

SEPETTOPU

Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. Her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.

SEPETKULPU

Basık kemer veya tonoz.

SEPETLENMEK

Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.

  -   -   -  

Anlamında SEPET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEPET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PLASE

At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.

KÜFE

Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.

SORGUN

Sepetçi söğüdü. Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.

MAHFE

Deve, fil vb. hayvanların sırtına konulan, üzerine oturmaya yarayan sepet.

LİVAR

Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.

SELE

Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.

ÇAVELA

Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.

DAMACANA

Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.

SMAÇ

Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma, küt (III). Basketbolda yakın mesafeden topu sertçe sepete geçirme.

SEPETLİK

Sepet yapmaya elverişli olan. Göbek çevresindeki karın bölgesi. Yapılarda çıkıntı.

ÇİTEN

Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.

SEPETÇİ

Sepet yapan veya satan kimse.

KAP

İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.

KİRTİL

Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.

SEPETLİ

Sepeti olan.

KAZEVİ

Saz veya kamıştan örülmüş büyük sepet.

TOPAÇ

Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

İŞPORTA

Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.

SEPETSİZ

Sepeti olmayan.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.