Kelimeler arşivinde; içinde "sema" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sema bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sema ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sema olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEMAZENBAŞI
ALAİMİSEMA, İNEĞİMSEMA, ELEĞİMSEMA, DERESEMAİL
SUKSEMAK, EMİRSEMA, SEMANTİK, SEMAHANE
SEMAVER, SEMAZEN, SEMANUR, SEMAHAT, SEMAGÜL, GÜLSEMA, SEMAFOR, NURSEMA, RASEMAT
SEMAVİ, AYSEMA, NOSEMA
SEMAH, SEMAN, SEMAİ
SEMA
SEMA
Gök. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. İşitme, duyma.
ELEĞİMSEMA
Gökkuşağı.
SEMAHAT
Cömertlik.
SEMAZEN
Semada dönen derviş.
ALAİMİSEMA
Gökkuşağı.
SEMAGÜL
Göüyüzünün gülü.
EMİRSEMA
Gökkuşağı.
SEMANTİK
Anlam bilimi. Anlam bilimsel.
DERESEMAİL
Karabük kenti, Eskipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GÜLSEMA
Gökyüzünün gülü.
SEMAZENBAŞI
Mevlevilikte semayı yöneten dede.
SEMANUR
Gökyüzünün aydınlığı, ışığı.
SEMAHANE
Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm.
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.
SUKSEMAK
Utanma nedeniyle konuşamamak.
İNEĞİMSEMA
Gökkuşağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖNGÜLEME
Bir dizedeki sözcüklerin yerleri değişmekle anlamının ve ölçüsünün bozulmaması: / Recai'ye semen geldi bu mahzende oturmaktan / Bu mahzende oturmaktan Recai'ye seman geldi. / Semen geldi Recai'ye bu mahzende oturmaktan. / Oturmaktan semen geldi Recai'ye bu mahzende./.
GÖK
İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.
ULVİ
Yüce. Gökle ilgili olan, semavi. Eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan.
CÖMERTLİK
Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.
İŞİTME
İşitmek işi. Duyma, sema (II).
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
GÖKSEL
Gökle ilgili, semavi.
DEMÇELİ
Semaverin demlik konulan yeri.
DEMCEK
Üzüm sıkmaya yarayan bir çeşit aygıt. Semaverlerde çaydanlığı üzerine koymaya yarayan, semaverin tepesine geçirilen bir araç.
ALEMİR
Alâim-i sema, gök kuşağı.
GÖKÇÜL
Maviye çalan renk. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan.
ALYEŞİL
Alâim-i sema, gök kuşağı.
ANLAMSAL
Anlamla ilgili, semantik.
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
ÇAYCOŞTU
Çay semaveri.
GÖKÇE
Gök rengi, mavi. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan. Güzel, hoşa giden.
FELEK
Gök, gökyüzü, sema. Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı. Talih, baht, şans. Dünya, âlem.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
ALTMIŞLI
İlmiye aşamalarından sahn-i seman ile musıla-ı Süleymaniye arasında bir derece.
DEYİŞ
Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.