Kelimeler arşivinde; içinde "rasyo" olan, toplam 96 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rasyo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rasyo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rasyo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RASYONELLEŞTİRMEK
RASYONELLEŞTİRME
ULTRAFİLTRASYON, RASYONALİZASYON, TRANSLİTERASYON, ELEKTROPORASYON
HİPERHİDRASYON, EKSPEKTORASYON, RASYONELLEŞMEK, DİSİNTEGRASYON
RASYONELLEŞME, DİSKOLORASYON, EKSENTERASYON, KONFİGURASYON, İRRASYONALİST, PERSEVERASYON, İNKARSERASYON, REFRİGERASYON, KONSANTRASYON, KONFİGÜRASYON, KONFEDERASYON, PROLİFERASYON, İRRASYONALİZM, TRANSPİRASYON, HİPOHİDRASYON, SEKUESTRASYON, DEMONSTRASYON
FENESTRASYON, DEJENERASYON, DENATÜRASYON, İMMATÜRASYON, İNFİLTRASYON, EKULİBRASYON, EKSPLORASYON, AKSELERASYON, OBLİTERASYON, REJENERASYON, RENATÜRASYON, İLLÜSTRASYON, SEKESTRASYON
MENSURASYON, OPERASYONEL, PENETRASYON, İNSPİRASYON, PERFORASYON, PREPARASYON, REHİDRASYON, RESPİRASYON, VİBRASYONLU, EVENTRASYON, EVİSERASYON, RASYONALİZM, RASYONALİTE, RASYONALİST, RESTORASYON, KORPORASYON, KALİBRASYON, İNTEGRASYON, DEHİDRASYON, EKSKORASYON, EKSPİRASYON, ENTEGRASYON, EVAPORASYON, DEKLARASYON, ALİTERASYON
FEDERASYON, SATÜRASYON, SATURASYON, REPERASYON, REPARASYON, İRRASYONEL, JENERASYON, SUPURASYON, DEKORASYON, FİGÜRASYON, LİBERASYON, FİLTRASYON, ENDURASYON, İNDURASYON, ELÜTRASYON, KASTRASYON, ABERRASYON, LASERASYON, MAKERASYON, MASERASYON, MATÜRASYON, OBTURASYON
VİBRASYON, MİGRASYON, OPERASYON, TİTRASYON, ABERASYON, HİDRASYON
RASYONEL
RASYON
RASYO
RASYO
Oran.
ULTRAFİLTRASYON
Makromolekül içeren çözeltiden, çözücü ve küçük moleküllerin yarı geçirgen bir zar aracılığıyla basınç uygulanarak zar dışına itildiği ve bu biçimde makromolekülün konsantre edilmesinde kullanılan bir yöntem.
RASYONELLEŞTİRMEK
Rasyonel duruma getirmek.
EKSPEKTORASYON
Balgam çıkarma. Öksürükle dışarı muhat, fibrin, irin gibi eksudat atılımı olayı.
DİSKOLORASYON
Normal rengini kaybetme, renk değişikliği.
RASYONELLEŞME
Rasyonelleşmek durumu.
ELEKTROPORASYON
Yüksek voltaj verilerek hücre zarında geçici porlar meydana getirilmesi ile protoplast tarafından yabancı DNA'nın hücre içine alınmasının hızlandırılması.
DİSİNTEGRASYON
Ağız yoluyla alınan katı ilaç şekillerinin ufak taneciklere parçalanması işlemi.
KONFİGURASYON
Moleküldeki atomlar gibi elementlerin yerleşim düzeni. Bir organik molekülde asimetrik karbon atomları etrafinda atomların veya atom guruplarının yerleşmesi veya düzenlenmesi Dekstroz ve levuloz üç adet asimetrik karbon bakımından çakıştığı halde yapı bakımından farklıdırlar. d ve l şekerler yapı olaral çakıştıkları halde konfigurasyonları farklıdır.
RASYONELLEŞTİRME
Rasyonelleştirmek işi.
RASYONALİZASYON
Ussallaştırma.
İRRASYONALİST
Us dışıcı.
EKSENTERASYON
İç organların dışarı çıkartılması.
RASYONELLEŞMEK
Rasyonel duruma gelmek.
HİPERHİDRASYON
Vücutta su miktarının aşırı artışı, vücutta aşırı miktarda su toplanışı. Hücre dışı sıvı hacminde artışla belirgin dehidrasyonun tersi bir vücutta aşırı su birikmesi durumu, hiperhidratasyon. Organizmanın fazla su alması.
TRANSLİTERASYON
Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması, harf çevirisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde RASYO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUŞAK
Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
LONCA
Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon.
HESAPLI
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.
KANTON
İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri.
BİÇİMLEME
Biçimlemek işi. Çeşitli maddelerin biçimsel imkânları ile birbirleri arasındaki düzen ilişkilerini araştırma işi, figürasyon.
KONFEDERASYON
Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.
KONFEDERATİF
Konfederasyonla ilgili olan.
AKILCI
Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.
BÜTÜNLEŞME
Bütünleşmek işi, entegrasyon.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
LİSANS
Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.
FEDERAL
Federasyon durumunda birleşmiş olan.
BİLDİRİ
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.
ÖLÇÜMLEME
Değerlendirme, değer biçme. Bir ölçü aletinin veya ölçme sisteminin gösterdiği değerler ile ölçülenin bilinen değerleri arasındaki ilişkiyi belli koşullar altında inceleme işlemi, ölçülüleme, kalibrasyon.
FEDERE
Bir federasyona bağlı olan. Bir konfederasyonun üyesi.
ORAN
Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.
KORPORATİF
Korporasyonla ilgili.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.