Kelimeler arşivinde; içinde "radyo" olan, toplam 67 tane kelime bulunuyor. İçerisinde radyo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu radyo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında radyo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RADYOSENSİBİLİTE, ELEKTRORADYOLOJİ, RADYOPROTEKSİYON, RADYOKROMATOGRAF, RADYOİMMÜNOESSEY, RADYOİMMÜNOASSAY, RADYODİYAGNOSTİK, RADYOELEKTRİKSEL, RADYOFARMAKOLOJİ
RADYOİMMÜNESSEY, PNÖMORADYOGRAFİ, RADYODERMATİTİS, RADYOFARMASOTİK, RADYOELEKTRONİK, RADYOSTEROSKOPİ
SİNERADYOGRAFİ, RADYOKARTOGRAF, RADYOREZİSTANS, RADYOTEKNOLOJİ, RADYOFİZYOLOJİ, RADYOBİYOLOJİK
RADYOBİYOLOJİ, RADYOELEKTRİK, RADYOKONTRAST, OTORADYOGRAFİ, RADYOAKTİVİTE, RADYOSENSİTİV, RADYOAKTİFLİK, RADYORESEPTÖR
RADYOTELEFON, RADYOTELGRAF, RADYOELEMENT, RADYOEKOLOJİ, OTORADYOGRAF, RADYOTOKSEMİ
RADYOİZOTOP, RADYONÜKLİD, RADYOFOSFOR, RADYOİYODİN, RADYODERMİT, RADYOTEDAVİ, RADYOTERAPİ, RADYOMETRİK
RADYOKİMYA, RADYOAKTİF, RADYOCULUK, RADYOLUSEN, RADYOFİZİK, RADYODONTİ, RADYOFONİK, RADYOGRAFİ, RADYOSKOPİ, RADYOMETRİ, RADYOMETRE, RADYOLOJİK
RADYOGRAF, RADYOFONİ, RADYOFOTO, RADYOGRAM, RADYOLOJİ, RADYOLİNK
RADYOEVİ, RADYOPAK, RADYOLUS, RADYOLOG
RADYOCU
RADYO
RADYO
Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
RADYODERMATİTİS
Işınıma maruz kalan deride meydana gelen yangı.
RADYODİYAGNOSTİK
Radyoaktif ışınların, hastalıkların tanısında kullanımını konu alan radyoloji bilim dalı.
RADYOİMMÜNOESSEY
Bir biyomolekülün eser miktarlarını tespit etmek için kullanılan hassas ve kantitatif bir yöntem.
RADYOİMMÜNOASSAY
Bir biyomolekülün eser miktarlarını belirlemek için kullanılan ve özgül antikoruyla birleşen molekülün radyoaktif biçimini belirleme esasına dayanan duyarlı ve kantitatif bir yöntem, RİA.
RADYOFARMASOTİK
Radyonüklidlerin organizmada istenilen doku veya organlara ulaştırılabilmesi için bağlandığı ilaçlar.
RADYOELEKTRONİK
Elektroniğin radyoelektriğe uygulanması.
RADYOİMMÜNESSEY
Radyoaktif olarak işaretli özel antikor ve antijen kullanılarak maddelerin aranması ve ölçülmesi için kullanılan çok hassas bir teknik.
RADYOKROMATOGRAF
Bir karışımın çeşitli bileşenlerinin etkinlik eğrisini, kromatografi yöntemiyle, ışınım bulucusu önünden geçen bir şerit üzerine çizmeye yarayan aygıt.
RADYOSENSİBİLİTE
Işınıma duyarlılık.
RADYOELEKTRİKSEL
Radyoelektriğe ilişkin.
RADYOSTEROSKOPİ
Herhangi bir organın X ışınları aracılığıyla üç boyutlu görüntüsünün ekran üzerinde incelenmesi.
RADYOPROTEKSİYON
Radyasyondan korunma ve korunma yöntemlerini araştırma.
PNÖMORADYOGRAFİ
Herhangi bir boşluğa hava verilmesinden sonra görüntü alınması.
RADYOFARMAKOLOJİ
Radyoaktif maddelerin vücuttaki etkileriyle radyoaktif maddelerle işaretlenmiş ilaçların farmakokinetiğinden bahseden farmakoloji dalı.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde RADYO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CINGIL
Küçük üzüm salkımı. Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs. Radyo programları öncesinde veya sonrasında çalınan, tanıtıcı, özel müzik parçası.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
EMAN
Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi.
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.
FONOJENİK
Sesi radyoya veya fonografa uygun olan (kimse).
BATARYALI
Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş. Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.).
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
DRAMATİZE
Radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirilen (edebî eser). Olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya konulan (olay).
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
KALİFORNİYUM
Atom numarası 98, atom ağırlığı 244 olan, aktinit grubundan yapay bir radyoaktif element (simgesi Cf).
DİSKJOKEY
Radyo ve diskoteklerde müzik yayınlarını plak veya ses bantları aracılığıyla yöneten kimse.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
IŞINÖLÇER
Işınların enerjiye dönüşmesini gösteren araç, radyometre.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
İLETİŞİM
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.
DEDEKTÖR
Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya, tanımaya yarayan cihaz, algılayıcı.
FRANSİYUM
Atom numarası 87, atom ağırlığı 223 olan, aktinyumdan elde edilen radyoaktif element (simgesi Fr).
HOPARLÖR
Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren alet.
AKTİNYUM
Atom numarası 89, atom ağırlığı 227 olan radyoaktif bir element (simgesi Ac).