İçinde PELTE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pelte" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pelte bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pelte ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pelte olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

PELTEKLEŞMEK

11 harfli kelimeler

PELTEKLEŞME, PELTELENMEK, PELTELEŞMEK, PELTEŞENLİK

10 harfli kelimeler

PELTELENME, PELTELEŞME

9 harfli kelimeler

PELTEKLİK, TEPELTEPE

8 harfli kelimeler

KEPELTEN, PELTEKÖY

7 harfli kelimeler

SPELTER

6 harfli kelimeler

PELTEK

5 harfli kelimeler

PELTE

Bazı kelimelerin anlamları

PELTE

Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.

PELTEKLİK

Peltek olma durumu, peltek konuşma.

PELTEK

Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen (kimse). Tutuk, titrek (konuşma). Tutuk, titrek bir biçimde.

PELTELEŞMEK

Pelte kıvamını almak. Çok yorulmak. Donuklaşmak, yumuşamak, ağırlaşmak.

PELTEKLEŞME

Peltekleşmek işi.

PELTELEŞME

Pelteleşmek işi. Bitkisel hücre zarlarındaki selülozun değişmesi ve jelatin kıvamını alması.

PELTELENME

Peltelenmek işi.

SPELTER

Galvaniz yapımında kullanılan %99,6 saflıktaki ticari çinko.

PELTEKÖY

Elâzığ ili, Poyraz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

PELTEŞENLİK

İçinden çıkılamayacak kadar yapışkan ve katı çamur, bataklık.

KEPELTEN

Balıkçıl.

PELTELENMEK

Pelte kıvamında olmak.

PELTEKLEŞMEK

Peltek duruma gelmek.

TEPELTEPE

Giresun kenti, Şebinkarahisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında PELTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PELTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GEGE

Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.

ELBEŞTE

Tabakların kullandıkları tekne. Kulplu büyük kazan. Kuyu çengeli. Erimiş, pelteleşmiş. Elinden bir iş gelmeyen. Tabakların kullandıkları büyük tekne, kulplu büyük kazan.

GELİNÖNÜ

Nişasta peltesi. Taze yağa bulanmış sıcak bazlama.

ELMASİYE

Dondurulmuş meyve suyundan yapılmış olan bir pelte türü.

PEKTİN

Bitki dokularında bulunan renksiz, metil grubundan madde. Göze zarının peltemsi kabuğu. Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü karbonhidrat karışımı madde.

LÜKNET

Dilde pelteklik, tutukluk.

ZERDE

Safranla renk ve koku verilen bir çeşit şekerli pirinç peltesi.

DELEME

Topaç. Yağı alınmış çiğ sütten yapılan peynir. Yeni uyumuş ve süzülmemiş peynir. Kesilmiş süt, süt kesiği. Yeni yavrulamış inek, koyun ve benzerleri hayvanların ilk sütlerinin pişirilip peltelenmişi. Çok taze 'civil' peynir; tam pişmemiş yağda yumurta. Maya ile kestirilmiş süt.

BELDEK

Peltek. Belirti.

CILDIR

Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi. Az akan su. Dönek adam. Azalan su.

EZMA

Erik ve kızılcık pekmezi. Ezme, çeşitli meyvelerin suyundan yapılabilen, su katılarak şurup hâlinde içilen peltemsi gıda.

ELPEŞTE

Erimiş, pelteleşmiş.

FIKFIK

İrmik ile yapılan bir çeşit pelte. Un ile yapılan bir çeşit yemek. Fahişe, kötü kadın. Duyduğu bir sözü hemen başkasına ileten, söz getirip götüren.

ĞAÇO

Eriyik, pelte.

BASDIK

Pestil. Üzüm şırasını kaynatıp içine nişasta bulamakla yapılan pelte.

FOLAK

Peltek, kelimeleri tam ve doğru söyleyemeyen. Soyulmuş, ayıklanmış (fındık, ceviz ve benzerleri için). Şişkin, kabarık: Folak gözlü.

DOLAS

Helva. Pekmezli pelte.

HASEN

Balkabağının yenilmeyen çekirdekli kısmı. Kıvamı bozulup pelteleşen şey.

EBRİMEK

Bozulmak, eskiyip çürümek, peltelenmek.

CALAY

Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi.