Kelimeler arşivinde; içinde "patı" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde patı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu patı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında patı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAPATILABİLMEK, GELİPDURUPATIR
PATIŞAHYANAĞI, KAPATILABİLME
NİPATIRSINIZ, KAPATIVERMEK
PATIRDANMAK, PATIRDAŞMAK, KAPATIVERME, PATIRDATMAK
PATIRANMAH, PATIRAŞMAK, PATIRDAMAH, PATIRTISIZ, PATIRDATMA, PATIRDAMAK, KAPATILMAK
PATIRAVIK, SARAYPATI, PATIRTILI, PATIRDAMA, PATIRAMAK, KAPATILMA, KASIMPATI, KAPATILIŞ, PATILAMAK
ÇATIPATI, PATILDAK
PATISGA, PATPATI, PATIRDI, PATIRGA, PATIRNA, PATILTİ, TIPATIP, PATIRTI, KAPATIŞ
PATIKO, PATIĞA, PATIRI, PATIŞA
PATIR, PATIL, PATIK, PATIÇ
PATI
PATI
Küçük çocuk. Körebe oyunu. Tahta parçası. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki : Geldimpatı. Şişmanlıktan yalpalayarak yürü-yen.
KAPATILABİLME
Kapatılabilmek işi.
PATIRAŞMAK
Gürültü etmek.
PATIRANMAH
Çırpınmak, öfkelenmek.
KAPATILABİLMEK
Kapatılma olasılığı bulunmak.
KAPATIVERMEK
Aniden kapatmak.
PATIRDATMAK
Patırtılı ses çıkartmak.
PATIRDAŞMAK
Gürültü yapmak. Yabancı dille konuşmak. Birbirine sert söz söylemek, çekişmek.
GELİPDURUPATIR
Gelip durmak.
PATIRDATMA
Patırdatmak işi.
NİPATIRSINIZ
Nasılsınız, ne durumdasınız.
PATIRDAMAH
Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.
PATIRTISIZ
Patırtısı olmayan.
PATIŞAHYANAĞI
Itır çiçeği.
PATIRDANMAK
Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.
KAPATIVERME
Kapatıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAPİS
Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.
DAĞDAĞALI
Gürültülü patırtılı.
HÜCRE
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
KALEYDOSKOP
Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.
ARBEDE
Çatışma, patırtı.
KAVARA
Balı alınmış petek. Gürültü, patırtı. Yel, gaz. Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
CURCUNALI
Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).
KAPATILIŞ
Kapatılma işi.
HAPSETMEK
Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.
KAPATILMA
Kapatılmak işi.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.
DAĞDAĞA
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum, sıkıntı.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
BÜZME
Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).
BAĞLI
Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
CAFCAFLI
Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.
FESHEDİLMEK
Kapatılmak, dağıtılmak, faaliyetten men edilmek.
CİVCİVLİ
Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.