İçinde PATLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "patla" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde patla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu patla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında patla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

İSPATLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

BALDIRPATLATAN, İSPATLAYABİLME

13 harfli kelimeler

PATLAYABİLMEK, PATLATABİLMEK, PATLAYIVERMEK

12 harfli kelimeler

PATLAKÇİÇEĞİ, PATLAYABİLME, PATLAYICILIK, PATLAYIVERME, PATLATABİLME

11 harfli kelimeler

SIRPATLAMAK, İSPATLANMAK, PATLATILMAK, FELDSPATLAR

10 harfli kelimeler

İSPATLANMA, ALTIPATLAR, İSPATLANIŞ, ÇÖPATLAMAZ, ALTIPATLAK, PATLATILMA, SIPATLAMAK, ŞAPATLAMAK, İSPATLAYIŞ, İSPATLAMAK

9 harfli kelimeler

İSPATLAMA, PATLAŞMAK, PATLANKUÇ, PATLANGUÇ, PATLANGOZ, PATLANGIÇ, PATLAMALI, PATLANGAÇ, PATLATMAK, PATLAYICI, PATLANGAZ, PATLANGEÇ, PATLANGOÇ

8 harfli kelimeler

PATLATAÇ, PATLAYIŞ, PATLAMAH, PATLATMA, PATLAYIK, PATLAMAK, PATLAKÇA

7 harfli kelimeler

PATLAMA

6 harfli kelimeler

PATLAH, PATLAK

5 harfli kelimeler

PATLA

Bazı kelimelerin anlamları

PATLA

Kuru ve taze fasulye.

PATLATABİLME

Patlatabilmek işi.

SIRPATLAMAK

Surat asarak direnmek inatçılık etmek.

PATLATILMAK

Patlatma işi yapılmak.

İSPATLAYABİLME

Kanıtlayabilme.

BALDIRPATLATAN

Güreşte hasmın bir ayağını tutarak diz kapağına kadar büküp üzerine yüklenme oyunu.

PATLATABİLMEK

Patlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

FELDSPATLAR

En önemli mineral grubu. (Başlıca üç bölüme ayrılırlar: 1 . Potasyumlu feldspatlar. ortoklas: K (Al Si3O8); özdeş bileşiminde monoklinal sanidin, adular ile triklinal mikroklin bu gruptandır. Sodyumlu feldspatlar, albit: Na (Al Si2O8); triklinal. Kalsiyumlu feldspat, anortit: Ca (Al2 Si2O8); triklinal. bu üç grubun hiç bir üyesi katkısız olmayıp kendi aralarında karışım kristaller oluştururlar. Karışımda en çok albit ve anortit vardır ve bu sıraya plajioklas adı verilir, albit-anortit oranına göre oligoklas, andezin, labrador-bitovnit türlerine ayrılırlar. hepsinde metalik olmayan parıltı, çizgi ak; sertlik yaklaşık olarak 6, yoğunluk yaklaşık olarak 2.5'tir. Çoğu triklinal, birkaçı monoklinaldir.).

PATLAYABİLME

Patlayabilmek işi.

İSPATLANMAK

Tanıtlama işi yapılmak, tanıtlanmak.

İSPATLAYABİLMEK

Kanıtlayabilmek.

PATLAKÇİÇEĞİ

Noel ağacı.

PATLAYABİLMEK

Patlama olasılığı bulunmak.

PATLAYIVERME

Patlayıvermek işi.

PATLAYIVERMEK

Aniden patlamak.

PATLAYICILIK

Patlayıcı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında PATLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PATLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATAPAT

Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

DİNAMİTÇİ

Dinamit üreten, satan veya patlatılma işinde çalışan kimse.

FİTİLLEMEK

Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.

FİŞEK

Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

BUMLAMAK

Taşıt lastiği patlamak.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

ÇITPIT

Ayak altında ezilerek çıtır çıtır ses çıkaran bir patlangaç türü, çatapat.

DİNAMİT

Nitrogliserin ile yapılmış olan patlayıcı bir madde. Tutku, özlem, heyecan. Şiddetli, korkunç, hırslı.

BARUT

Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

ATEŞLEYİCİ

Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BUJİ

Patlamalı motorlarda yakıtı tutuşturmaya yarayan araç.

CEPHANE

Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat.

FÜNYE

Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül. Topu ateşlemek için falya deliğine konulan araç.

ATILMAK

Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.