Kelimeler arşivinde; içinde "ovala" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ovala bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ovala ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ovala olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOVALAYABİLMEK
KOVALAYABİLME
KOVALANMAK, KOVALATMAK, KOVALAŞMAK, KOVALAMACA
KOVALAMAK, KOVALANIŞ, KOVALANMA, KOVALAYIŞ, OVALANMAK, OVALATMAK, KOVALATMA, GOVALAMAK
GOVALAMA, OVALAMAÇ, KOVALAMA, OVALATMA, OVALANMA, OVALAMAK
KOVALAK, GOVALAK, OVALAMA, SOVALAK
OVALAK, SOVALA
OVALA
OVALA
Yemli, yemsiz olta.
KOVALANMAK
Kovalama işine konu olmak.
KOVALATMAK
Kovalama işini yaptırmak.
KOVALANIŞ
Kovalanma işi.
KOVALAYIŞ
Kovalama işi.
KOVALAMAK
Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.
KOVALAŞMAK
Bir kaç kişi bir olup birini çekiştirmek.
GOVALAMA
Tarafların kızışmasıyla küfürleşme hâlini alan atma türkü.
KOVALAYABİLMEK
Kovalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
OVALANMAK
Ovalama işine konu olmak. Kendi kendini ovmak.
KOVALAMACA
Ebenin, yanına gizlice sokulup koluna vuranı kovalayıp yakalamaya çalışması biçiminde oynanan bir çocuk oyunu. Arkasından koşma, peşinden gitme.
KOVALATMA
Kovalatmak işi.
GOVALAMAK
Kovalamak. Defetmek.
KOVALAYABİLME
Kovalayabilmek işi.
OVALATMAK
Ovalama işini yaptırmak.
KOVALANMA
Kovalanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OVALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OVALATMA
Ovalatmak işi.
KOŞMACA
Birbirini kovalayarak oynanan bir çocuk oyunu.
ARIYICI
Bakıcı. Arayıcı. Kuyuya düşen kovaları çıkarmak için kullanılan çok uçlu çengel.
AVKALAMAK
Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
KOVMAK
Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.
DÜZELTİ
Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.
BASILA
Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.
GÜDELEMEK
Ardına düşmek, kovalamak, sürmek.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.
KOVALAMA
Kovalamak işi.
SOBE
Genellikle kovalamaca, saklambaç vb. çocuk oyunlarında, ebeden önce davranıp daha önce kararlaştırılmış yere ulaşıldığında söylenen söz.
KIŞKIŞLAMAK
Genellikle kümes hayvanlarını "kış kış" diye kovalamak. Uzaklaştırmak.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
OVALANMA
Ovalanmak işi.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
ANITMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.
OVALIK
Ovası olan, ovalarla kaplı.
OVALAMA
Ovalamak işi.
KIŞ
Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim. Çok soğuk hava. Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.