Kelimeler arşivinde; içinde "mod" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mod bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mod ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mod olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BROMODEOKSİÜRİDİN
MODERNLEŞEBİLMEK
MODERNLEŞTİRMEK, ANAPLAZMODASTAT, İMMÜNOMODÜLATÖR, MODERNLEŞEBİLME
MODERNLEŞTİRME
MODALAŞTIRMAK, MODERNİZASYON, POSTMODERNİZM, ANTİSPAZMODİK, NÖROMODÜLATÖR, PLAZMODEZMATA, POSTMODERNİST
MODALAŞTIRMA, MODERNLEŞMEK, MODİFİKASYON, TERMODİNAMİK, BROMODİYALON, FOTOMODELLİK, MODİFİCATİON
HEMODİYALİZ, MODERNLEŞME, ULTRAMODERN, AKOMODASYON, HAEMODİPSUS, HEMODİNAMİK, MODURDANMAK, PNÖMODİSPNÖ
MODALAŞMAK, MODELCİLİK, MODÜLASYON, POSTMODERN, KALMODULİN, KEMODEKTOM, MODOLLAMAK, MODULDAMAK, MODULLAMAK, MODURANMAK, MODURDAMAK, PLASMODİUM, PLAZMODYUM, PNÖMODERMA, POTAMODROM, TERMODURİK, ÜROMODULİN
BERGAMODİ, FOTOMODEL, MODACILIK, MODALAŞMA, MODERNİST, MODERNİZE, MODERNLİK, MODERATOR, MODERNİZM, MODİYOLUS, MODURAMAK, MODÜLATOR, MODÜLATÖR, NİMODİPİN, SPAZMODİK, STOMODEUM
MODELLİK, MODERATO, MODİSTRA, HOMODONT, MİMODRAM, MODALİTE, MODELİNG, MODELİST, MODLAMAK
KOMODİN, KOMODOR, MODAEVİ, MODELAJ, MODELCİ, MODÜLER, MODÜLLÜ, HEMODAK, MODANLI, MODERİN, MODYALI, SOMODER
DEMODE, MODACI, MODERN, EMODİN, MODANA, MODİFY
MODEL, MODEM, MODÜL, MODUH, MODUK, MODUL, MODUR, MODUŞ
MODA, MODİ, MODU
MOD
MOD
Tomurcuk.
POSTMODERNİZM
Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı. Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.
NÖROMODÜLATÖR
Ana sinapsta ileti aşırımını ayarlayan, presinaptik ucun veya zarın uyarılabilirliğini değiştirerek presinaptik ucun veya postsinaptik zarın cevap verme ihtimalini değiştiren madde.
MODERNİZASYON
Çağdaşlaşma.
MODERNLEŞTİRMEK
Çağdaşlaştırmak.
PLAZMODEZMATA
Komşu bitki hücreleri arasındaki sitoplâzmik bağlantıyı sağlayan, hücre duvarındaki aralıklar ve iki hücre arasında uzanan dar ince endoplâzmik retikulum kanalları. Plâzmodezma.
MODERNLEŞTİRME
Çağdaşlaştırma.
İMMÜNOMODÜLATÖR
İmmunolojik durumları ve immünopatolojik reaksiyonları istenilen etkinlik düzeyine getiren ilaç.
MODERNLEŞEBİLME
Modernleşebilmek işi.
ANAPLAZMODASTAT
Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.
MODALAŞTIRMAK
Moda durumuna getirmek.
POSTMODERNİST
Postmodernizm yanlısı olan. Postmodernizme ait olan.
MODERNLEŞEBİLMEK
Modernleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BROMODEOKSİÜRİDİN
Virüslere karşı ilaç olarak kullanılan bir timidin analoğu. 5-bromodeoksiüridin.
ANTİSPAZMODİK
İskelet kasları ve sindirim kanalında ani ve istek dışı olarak ortaya çıkan kasılmaları önleyen, spazmolitik ilaç.
MODALAŞTIRMA
Modalaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MOD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAĞDAŞLAŞMA
Çağdaşlaşmak işi, çağcıllaşma, modernleşme, asrileşme, muasırlaşma, modernizasyon.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
DEĞİŞKE
Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.
FOTOMODEL
Fotoğraf veya reklam fotoğrafları için modellik eden kimse.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
ÇAÇAÇA
Meksika'dan yayılmış, hareketli, modern bir dans.
CEHENNEMLİK
Öldükten sonra yerinin cehennem olacağı sanılan, cehenneme layık (kimse). Hamamın ocağı, külhan. Modern ekmek fırınlarında ateşin bulunduğu en sıcak bölüm.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.
ETALON
Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ÇAĞCIL
Çağdaş. Tekniğin, bilimin yeniliklerinden yararlanan, modern.
ÇAĞDAŞ
Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, asri, modern.
FREZECİ
Teknik resme veya modele uygun her çeşit parçayı freze tezgâhında yapabilen işçi. Freze işleri yapılmış olan dükkân.
ÇEVİRGE
Bilgisayar verilerini telefon hattı vb. iletişim hatları üzerinden gönderen elektronik araç, modem.
ÇAĞDAŞLAŞTIRMA
Çağdaşlaştırmak işi, çağcıllaştırma, modernleştirme, asrileştirme, muasırlaştırma.
ÇAĞDAŞLAŞMAK
Çağın tutumuna, anlayışına, gereklerine uymak, çağdaş duruma gelmek, çağcıllaşmak, modernleşmek, asrileşmek, muasırlaşmak.
EŞLİK
Eş olma durumu. Birlikte, beraber. Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü.
ÇAĞDAŞLIK
Çağdaş olma durumu, çağcıllık, modernlik, asrilik, muasırlık, modernizm.
DEMODE
Modası geçmiş olan.
ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK
Çağdaşlaşmasına yol açmak, çağcıllaştırmak, modernleştirmek, asrileştirmek, muasırlaştırmak.