Kelimeler arşivinde; içinde "marka" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde marka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu marka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında marka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SIDIKLIKUMARKAÇ
AMARKANOMCASI
MARKALANMAK, MARKASIZLIK, DANİMARKALI, MARKALAŞMAK
MARKALAMAK, MARKALANMA, MARKACILIK, MARKALAŞMA
MARKAŞMAK, MARKALAMA
MARKAZİT, MARKASIZ, MARKAJCI
AMARKAN, MARKALI, MARKACI
MARKAP, MARKAJ
MARKA
MARKA
Resim ya da harfle yapılmış olan işaret. Bilet, para yerine kullanılan metal veya başka şeyden parça. Tanınmış ürün, saygın kişi vb. Bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel ad veya işaret.
MARKALAŞMA
Markalaşmak işi.
MARKACILIK
Markacı olma durumu.
MARKAZİT
Mineral. (FeS2; metalimsi parıltı, sarı, çoğunlukla bir oksidasyon zarı ile kaplı; çizgi, yeşilimsi kara; sertlik 6-6.5, özgül ağırlık 4.8-4.9; rombusal.).
MARKALANMAK
Markalama işi yapılmak.
MARKAŞMAK
Baş köşeye kurulup oturmak. Saygısızca ve somurtarak oturmak.
MARKASIZ
Markası olmayan.
MARKALAMAK
Bir nesneyi tanıtmak veya benzerlerinden ayırmak için işaret koymak.
AMARKANOMCASI
Aşılanmamış, yabanıl asma.
MARKALAŞMAK
Ürün marka durumuna gelmek. Kişi, kurum ve benzerleri marka durumuna gelmek.
DANİMARKALI
Danimarka halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
MARKAJCI
Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izleyen, tutan.
SIDIKLIKUMARKAÇ
Kırşehir kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MARKALANMA
Markalanmak işi.
MARKALAMA
Markalamak işi.
MARKASIZLIK
Markasız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MARKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANCA
Danimarka dili. Bu dille yazılmış olan.
MARKACI
Marka satan kimse. Marka düşkünü olan kimse.
İSKANDİNAVYALI
İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya'da oturan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
BERDİNKA
Bir cins tüfek markası.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
LİBRİUM
Klorodiazepoksit hidroklorürün ticari markası.
REDEVANS
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık.
KRON
Danimarka, Estonya, İsveç, İzlanda Norveç ve Slovakya'nın para birimi.
LAMPREN
"Klofazimin"in ticari markası.
MARKALI
Markası olan.
LOPRESOR
Metoprolol tartaratın ticari markası.
MARKE
"Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
KEVİDON
Thalidomit için ticari marka.
FASON
Kesim. Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal, fason mal.
LAKTOFİL
Sentetik protein lifleri için ticari marka.
KUREMONA
Polivinil alkol sentetik lifler için kullanılan ticari marka.
TUTULMAK
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.
TUTMA
Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
BELLİK
İşaret, marka. Ayraç.