Kelimeler arşivinde; içinde "kıyı" olan, toplam 74 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıyı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıyı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıyı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIYIHALİLİNCELİ
KIYIKAVURGALI
KIYIKIŞLACIK
KIYIŞLANMAK, KIYIKLATMAK, KIYIŞAMAMAK, KIYINDIRMAK, KOŞUTKIYILI
İKİZKIYILI, KIYILISİNİ, KIYIĞLAMAĞ
KUMLUKIYI, KIYIORTAY, KIYILAMAK, KIYICILIK, KIYIKIŞLA, KIYIGÖREN, KIYILAŞIK, KIYIKONAK
KIYIŞKAN, ESENKIYI, KIYIBAŞI, KIYIBOYU, KIYIDİBİ, KIYIDÜZÜ, KIYIKLIK, KIYIKLAR, KIYIKENT, KIYINMAK, KIYIRCAK, KIYIPMAK, YALIKIYI, KIYILAMA, KIYILMAK, KIYINDAN, KIYIMLIK, KIYIMSIZ, KIYIŞMAK, ALANKIYI, EĞİKKIYI, EŞKIYILI
KIYIRLI, KIYISIN, KIYINDA, KIYIŞAK, KIYIMIK, KIYICIK, KIYILGI, KIYIKÖY, KIYIKÇI, KIYICAK, GÖLKIYI, DİKKIYI, ŞAKIYIŞ, KIYIŞMA, KIYINTI, KIYINMA, KIYIMLI, KIYILMA, KIYILIK, KIYIDAŞ, YOLKIYI
KIYICI, KIYINA, KIYILI
KIYIR, KIYIL, KIYIH, KIYIĞ, KIYIŞ, KIYIN, KIYIM, KIYIK
KIYI
KIYI
Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil.
KIYILISİNİ
Tepsi. (Öveçler Kırkağaç Manisa).
KIYIKIŞLACIK
Muğla kenti, Milâs ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KIYICILIK
Kıyıcının yaptığı iş. Kıyıcı olma durumu.
KIYINDIRMAK
Aşırmak, çalmak.
KIYIKAVURGALI
Kırıkkale kenti, Sulakyurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KIYIŞAMAMAK
Göze alamamak : Sana geçen gün bir şey diyecektim kıyışamadım.
KIYILAMAK
Kıyı boyunca gitmek.
KIYIŞLANMAK
Yüreklenmek.
KIYIĞLAMAĞ
Terslemek.
KUMLUKIYI
Muş kenti, Karaköy bucağına bağlı bir bölge.
KIYIKLATMAK
Az açmak, aralık bırakmak.
KOŞUTKIYILI
Karşıt kıyıları koşut olan dörtgen.
İKİZKIYILI
Eşit iki kıyısı olan uzambiçim. Örnek. ikizkıyılı üçgen, ikizkıyılı yamuk.
KIYIHALİLİNCELİ
Kırıkkale ilinde, Sulakyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KIYIORTAY
Bir üçgende bir köşeyi karşı kıyının ortasına birleştiren doğru parçası.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIYI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
ÇIKARMA
Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
DALYAN
Deniz, göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde ağ ve kazıklarla oluşturulan, büyük balık avlama yeri.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
CORUM
Balık akını. Uskumruların büyük balıklardan korkarak kıyıya sığınması durumu.
BOĞAZKESEN
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.
ÇIRAKMAN
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.
BALTIK
Baltık Denizi'ne kıyısı olan ülkeler ve bu ülkelerin halkı.
BALIKÇIL
Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.
BURUN
Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.
DALGAKIRAN
Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılmış olan uzun set.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
BALIKÇIN
Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.