Kelimeler arşivinde; içinde "kurna" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kurna bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kurna ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kurna olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KURNAZLAŞMAK, KURNAZCASINA, KURNAZLANMAK
KURNAZLAŞMA
KURNAZLIK
KURNASIZ, KURNAZCA, KURNAMAK
KURNALI, KURNACI
KURNAZ, KURNAÇ
KURNA
KURNA
Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne.
KURNAZLANMAK
Kendini kurnaz göstermek.
KURNALI
Kurnası olan.
KURNAZLAŞMAK
Kurnazca davranmak, kurnazlık etmek.
KURNAZCA
Kurnaza yakışır. (kurna'zca) Kurnaz bir biçimde, kandırarak, aldatarak, kurnazcasına.
KURNAZCASINA
Kurnazca.
KURNAZLIK
Kurnaz olma durumu. Kurnazca iş.
KURNAMAK
Hayvanlar doğurmak.
KURNACI
Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri Hayvan. Doğurucu, gebe hayvan.
KURNAZ
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.
KURNASIZ
Kurnası olmayan.
KURNAÇ
Kurnaz.
KURNAZLAŞMA
Kurnazlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KURNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
HİNLEŞMEK
Kurnaz duruma gelmek.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
HİNOĞLUHİN
Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse).
HİN
Kurnaz, cin fikirli kimse. Zaman, zamane.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
HİNOĞLU
Kurnaz.
CERBEZE
Güzel konuşma. Kurnazlık, hilekârlık. Beceriklilik, girginlik.
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.
HİNLİK
Hin, kurnaz olma durumu, kurnazlık.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
CAMBAZLIK
Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
HINZIRCA
Hınzır bir biçimde, kurnazca, hınzırcasına.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
HINZIR
Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.
DİPLOMAT
Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.
KAŞARLI
Kaşarla yapılmış. Oyunda açıkgöz, kurnaz olan. Hoşa gitmeyen bir harekete veya bir işe alışarak artık ondan üzüntü duymayan.