Kelimeler arşivinde; içinde "kont" olan, toplam 68 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kont bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kont ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kont olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEKONTAMİNASYON, KONTRENDİKASYON, REKONTAMİNASYON
KONTRASEPSİYON
KONTAMİNASYON, RADYOKONTRAST
KONTRASEPTİF, KONTAMİNATYO, KONTRGERİLLA, KONTRAKSİYON, KONTROLCÜLÜK, KONTROLÖRLÜK
KONTAMİNANT, KONTRATABLA, KONTRASOMUN, İNKONTİNENS
OTOKONTROL, KONTAJİYÖZ, KONTRATSIZ, KONTRBASÇI, İSKONTOSUZ, KONTRAKTÜR, KONTRAPLAK
KONTROLÖR, AKONTİYUM, KONTAKTUS, KONTORTUS, KONTRPUAN, KONTRPLAK, KONTRPİYE, KONTROLCÜ, İSKONTOLU, KONTENJAN, KONTÜZYON, KONTEYNER, KONTÖRLÜK, KONTRTAMS, KONTRALTO, KONTRATAK, KONTRATLI, KONTRFİLE
KONTRAST, REESKONT, KONTRBAS, KONTUVAR, VİKONTES, KONTOROL, KONTEKST, KONTÖRLÜ, SİNKONTU
KONTRAT, KONTLUK, KONTUAR, KONTROL, İSKONTO
KONTUŞ, KONTUR, KONTOŞ, KONTAR, VİKONT, KONTRA, KONTÖR, KONTES, KONTAK, DEKONT
KONTE, AKONT
KONT
KONT
Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.
KONTAMİNATYO
Romalı yazar Nevius'un bulgusu olan bir komedya türü; bu tür, çeşitli yapıtların sahnelerini bir araya getirerek düzenlenen bir çeşit kurgusal oyundu.
KONTRASEPSİYON
Gebeliğin önlenmesi.
KONTAMİNASYON
Bulaşma.
DEKONTAMİNASYON
Bulaşmayı giderme, temizleme. Zehirlenmeye neden olan maddelerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması.
REKONTAMİNASYON
Mikroorganizmalarından arındırılmış gıda veya çevresel bir örneğin yeniden kontamine olması.
KONTRENDİKASYON
Zıt etki.
RADYOKONTRAST
X ışınlarını geçirmeyen.
KONTRASEPTİF
Gebeliği önleyici ilaç veya araç.
KONTAMİNANT
Bulunması istenmeyen madde veya madde karışımları. Saf mikroorganizma veya hücre kültürüne kazara bulaşmış istenmeyen mikroorganizmalar. Gıdalarda normalde bulunmayan, başka bir kaynaktan çapraz kontaminayon yoluyla bulaşan mikroorganizma veya kimyasal zararlılar.
KONTRAKSİYON
Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.
KONTRATABLA
Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.
KONTRASOMUN
Kapı tokmağını ters döndüren somun.
KONTROLCÜLÜK
Kontrolcünün yaptığı iş.
KONTRGERİLLA
Gerilla güçlerine karşı oluşturulmuş güç.
KONTROLÖRLÜK
Denetçilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
DEREBEYİ
Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont. Zorba.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
DREZİN
Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba.
BÜKÜCÜ
Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.
BARON
Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.
ALTO
Viyola. Kontralto.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
DEBİMETRE
Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
İNDİRİM
Fiyatta yapılmış olan değer düşürümü, tenzilat, iskonto.
İNDİRİMLİ
Fiyatında değer düşürümü yapılmış, tenzilatlı, iskontolu.
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
DENETÇİLİK
Denetçinin yaptığı iş, murakıplık, kontrolörlük.
KARANTİNA
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.
BÜZÜŞME
Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.