İçinde KELT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kelt" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kelt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kelt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kelt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇÖKELTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

HEYKELTIRAŞLIK, ÇÖKELTİLEBİLME

13 harfli kelimeler

ÇÖKELTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

ÇÖKELTEBİLME

11 harfli kelimeler

HEYKELTIRAŞ, ÇÖKELTİLMEK, KELTENKESEK

10 harfli kelimeler

YEKELTMEYH, ÇÖKELTİLME, KELTEKELER

9 harfli kelimeler

ÇÖKELTMEK, YEKELTMEK

8 harfli kelimeler

ÇÖKELTME, KELTENEK, KELTEBEN, KELTAVUK

7 harfli kelimeler

KELTEKİ, ÖSKELTİ, TEKELTİ, ÇÖKELTİ

6 harfli kelimeler

KELTEK, KELTEN, KELTAT, KELTAŞ, KELTER, KELTÜK

5 harfli kelimeler

KELTE, KELTİ

Bazı kelimelerin anlamları

KELT

Sulu, otlu yer, dere içi.

ÇÖKELTMEK

Çökelmeye uğratmak, çökelmesini sağlamak.

ÇÖKELTİLME

Çökeltilmek işi.

ÇÖKELTİLEBİLME

Çökeltilebilmek işi.

ÇÖKELTİLMEK

Çökelmesi sağlanmak.

HEYKELTIRAŞ

Heykelci.

KELTEKELER

Kertenkele, keler.

ÇÖKELTİLEBİLMEK

Çökeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KELTENEK

Eski ve kötü giyimli adam.

KELTENKESEK

Yonga.

ÇÖKELTEBİLMEK

Çökeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HEYKELTIRAŞLIK

Heykelcilik.

YEKELTMEYH

Büyütmek.

YEKELTMEK

Büyütmek; yüceltmek.

ÇÖKELTEBİLME

Çökeltebilmek işi.

ÇÖKELTME

Çökeltmek işi.

  -   -   -  

Anlamında KELT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KELT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TÜF

Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.

ÇÖKEL

Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.

HEYKELCİ

Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.

RÜSUP

Çökelti.

TORTU

Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.

KELPETEN

Kerpeten. Arapça kökenli kelbetân, keltpeteyn: kerpeten.

BARD

Ortaçağ'ın başlarında, Avrupa'da ve daha çok ingiltere'de öykü anlatan sanatçı. Kelt ozanı.

BEDİZCİ

Heykeltraş.

MANKEN

Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.

KELTAT

Bir çeşit ot : Sığırlara keltat getirdim.

TOPUT

Çökelti.

GEYZERİT

Geyzer sularından çökeltilen silisli bir tortu.

BEDİZ

Heykel. Heykeltraş. Resim. ". Süs, bezek; nakış. Resim, heykel, şekil.".

HEYKELCİLİK

Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.

GÖLGELENME

Gölgelenmek işi. Kelt dilinde, kelimelerin başındaki seslerin genizlenmesi (GENİZLİ GÖLGELENME, E. nasalis) veya ötümsüz bir abanık yerine bir ötümlü gelmesi (DÜŞÜRÜMLÜ GÖLGELENME, E. destituens).

YIKAMAK

Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek. Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek.

FLOKÜLASYON

Çok ince tanecikli olduğu için çökeltilemeyen bir kolloiddeki katı taneciklerini, uygun maddeler katarak bir araya yaklaştırıp, büyüterek çöktürme işlemi. Yumaksı çökelme.

DOLOMİTLEŞME

Bir kireçtaşının çökeltilme süresinde ya da ara oluşundan sonra kalsiyum, magnezyum asit karbon tuzunun, kalsiyum asit karbon tuzunun yerini alması.

DİJİTONİN

Digitalis purpurea bitkisinden elde edilen bir steroit glikozit. Retinadan rodopsinin çıkarılması, mitokondri dış zarlarının daha sıvı hâle getirilmesi, steroit tanımlanması ve kademeli çökeltilmesi için kullanılan, suda çözünen yüzey aktif bir madde.

POSA

Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. Tortu, çökelti.