Kelimeler arşivinde; içinde "kamal" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kamal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kamal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kamal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAMALAKLANMAK
KAMALLANOZ
KAMALAMAK
KAMALAMA, TIKAMALI
KAMALAH, KAMALAK, KAMALMA
KAMALI, KAMALA
KAMAL
KAMAL
Kusur : Bu çocuğun hiç kamalı yoktur. Kemal, özel isim.
KAMALAK
Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı. Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Altı aylık ve daha büyük keklik yavrusu. Tane : On kamalak biber aldım on beş kuruş. Korkak, şaşkın, uyuşuk. Yürümekte güçlük çeken adam. Çam ağacının reçineli tabakası, soymuk. Sedir. Hasta tavuk.
KAMALA
Mollatus phillippnesin kapsüllerinden elde edilen hafif taneli toz madde.
KAMALI
Kaması olan.
KAMALMA
Eğilme, diz çökme.
KAMALLANOZ
Balıkların mide ve bağırsaklarında, Camallanus cinsi nematotların neden olduğu bir hastalık.
KAMALAMAK
Kama ile yaralamak.
KAMALAH
Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Korkak, şaşkın, uyuşuk.
KAMALAMA
Kamalamak işi.
KAMALAKLANMAK
Muhasara olunmak.
TIKAMALI
Tıkaması olan, tıkaçlı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EGECE
Kadınların yalnız başlarını yıkamaları.
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.
GAMALAMAH
Kamalamak, bıçaklamak.
EĞECE
Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki.
DERELİK
Su kenarlarında, kadınların çamaşır yıkamaları için yapılan kulübe, çamaşırlık. Üç etekli kadın elbisesi.