İçinde KALIP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kalıp" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kalıp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kalıp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kalıp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

BASMAKALIPLAŞMAK

14 harfli kelimeler

KALIPLAŞMIŞLIK, KALIPLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

BASMAKALIPLIK, KALIPLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

KALIPSIZLIK, KALIPLANMAK, KALIPLAŞMAK, KALIPLAŞMIŞ, KALIPLATMAK

10 harfli kelimeler

KESMEKALIP, BASMAKALIP, KALIPSIZCA, KALIPLILIK, KALIPLATMA, KALIPLAŞMA, KALIPLANMA, KALIPLAMAK, KALIPÇILIK

9 harfli kelimeler

KALIPLICA, KALIPLAMA, KALIPSAMA

8 harfli kelimeler

KALIPSIZ, KALIPLIK

7 harfli kelimeler

İÇKALIP, KALIPLI, KALIPÇI

5 harfli kelimeler

KALIP

Bazı kelimelerin anlamları

KALIP

Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç. Gösterişli görünüş. Biçim, durum. Biçki modeli, patron. Yenilikten uzak, özgün olmayan. Genellikle küp biçiminde yapılan.

KALIPLANMAK

Belli bir kalıp verilmek, kalıba vurulmak.

KALIPSIZLIK

Kalıpsız olma durumu.

KALIPLILIK

Kalıplı olma durumu.

KALIPLATMAK

Kalıba vurdurmak.

KALIPLAŞTIRMA

Kalıplaştırmak işi.

KESMEKALIP

(Resim) Gölge görüntü tekniğinde kullanılan içi oyulmuş teneke ya da karton kalıp.

KALIPLAŞMIŞ

Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan.

KALIPLAŞMIŞLIK

Kalıplaşmış olma durumu.

BASMAKALIP

Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe. Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan bir biçimde, sloganvari.

BASMAKALIPLAŞMAK

Basmakalıp durumuna gelmek.

KALIPLAŞMAK

Belli bir biçim almak, klişeleşmek. Görevini yitirmek. Durumunu sürdürmek, belli bir durumun dışına çıkmamak.

KALIPLAŞTIRMAK

Kalıplaşma işini yaptırmak.

BASMAKALIPLIK

Basmakalıp olma durumu.

KALIPSIZCA

Kalıpsız bir biçimde.

KALIPLATMA

Kalıplatmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KALIP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

BASMACI

Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

BÜKÜCÜ

Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.

AHIRLAMAK

Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.

GALE

İçerisinde kalıp yapılmış olan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti.

KALIPÇI

Kalıp yapan veya satan kimse. Beton kalıplarını yapan kimse. Görevi herhangi bir şeyi kalıba vurmak olan kimse.

ISTAMPA

Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.

HURUFAT

Harfler. Basımda, baskı işinde kullanılan metal vb. bir maddeden yapılmış harf, rakam veya başka işaret kalıpları. Dizgi işinde kullanılan harf türlerinin bütünü.

DÜZGÜSEL

Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif. Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif.

KALIPÇILIK

Kalıpçının yaptığı iş.

AYAZLAMAK

Hava ayaza çevirmek. Boş yere beklemek, eline bir şey geçmemek. Ayazda kalıp üşümek.

FORMÜL

Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

EMEKTAR

Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse). Çok kullanılmış, eski.

BEKLEMELİ

Sınıfta kalıp derslere devam etmeyen (öğrenci).

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

DEYİM

Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

BEYLİK

Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.

KALIPLAMA

Kalıplamak işi.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.