Kelimeler arşivinde; içinde "ızgar" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ızgar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ızgar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ızgar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
IZGARLAMAK
IZGARALIK, IZGARASIZ
IZGARALI, IZGARLIK
CIZGARA
IZGARA, LIZGAR
IZGAR
IZGAR
Cimri. Hastalıklı, çok zayıf. Kurnaz. Zayıf, hasta. Cimri, hasis, bahil. Tekirdağ kenti, Malkara ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
LIZGAR
Kazma.
CIZGARA
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü.
IZGARASIZ
Izgarası olmayan.
IZGARALI
Izgarası olan.
IZGARALIK
Izgara yapmaya elverişli (et).
IZGARLIK
Tembellik.
IZGARA
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.
IZGARLAMAK
Bir şeyin üstüne düşmek, çok ilgilenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde IZGAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARLIH
Suyu az olan köylerde, karların eriyip su kabına akması için ahır damlarına yapılan ızgara. Karlık.
CIZBIZ
Izgarada pişirilmiş (et).
HAÇIRGET
Sacayağı. Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.
KÜLBASTI
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.
SÜNGÜLEMEK
Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.
MALTIZ
Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak. Maltalı.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.
ATAŞLIK
Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).
GRİL
Izgara.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
GİRİFTERİ
Bulgur, soğan ve dövülmüş etle yapılan ızgara köfte. Orak.
OCAKBAŞI
Ateş yanan yerin çevresi. Lokantalarda genellikle ızgara olarak pişirilen et yemeklerinin ocağın çevresinde oturulup yendiği bölüm.
KIZAK
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
DAMALITASAR
Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. Eski Mısır ve Mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, Yunan ve Roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. Havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi.
GÖZGERE
Ocakların ve büyük dolapların iki yanındaki küçük hücrecikler. Kömür sobalarının altındaki ya da lağımların üzerindeki demir ızgara.
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
HACIRGET
Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
HAÇIRDEK
Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.