Kelimeler arşivinde; içinde "hızlan" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hızlan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hızlan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hızlan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HIZLANDIRABİLMEK
HIZLANDIRABİLME
HIZLANDIRILMAK
HIZLANABİLMEK, HIZLANDIRILMA
HIZLANDIRMAK, HIZLANABİLME, HIZLANDIRICI
HIZLANDIRMA
HIZLANMAK
HIZLANIŞ, HIZLANMA
HIZLAN
HIZLAN
"Hız kazan, hızını artır" anlamında kullanılan bir isim".
HIZLANDIRILMAK
Hız verilmek, hızı artırılmak.
HIZLANDIRMAK
Hız verilmek, hızı artırılmak.
HIZLANIŞ
Hızlanma işi.
HIZLANDIRABİLME
Hızlandırabilmek işi.
HIZLANDIRILMA
Hızlandırılmak işi.
HIZLANABİLME
Hızlanabilmek işi.
HIZLANABİLMEK
Hızlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HIZLANDIRICI
Promotere göre ileri veya geri durumlarda görev yapan ve bazı ökaryot genlerde bulunan, promoterlerin kullanımını artıran bir tip kontrol yeri. Örtme işleminde kullanılan kimi çözeltilerin, tepkimelerini hızlandırmak için kullanılan özdek. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek.
HIZLANMA
Hızlanmak işi.
HIZLANDIRABİLMEK
Hızlandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HIZLANMAK
Hız almak, hızı artmak.
HIZLANDIRMA
Hızlandırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HIZLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KORTİZON
Yaralanmanın, korkunun veya soğuğun yol açtığı stresler sonucu vücutta şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon.
KAMÇILAMAK
Kamçı ile vurmak. İsteklendirmek, özendirmek, teşvik etmek. Yağmur, kar, rüzgâr hızla çarpmak. Etkinliğini artırmak, hızlandırmak.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
ÇURLATMAK
Hızlandırmak.
KIZIŞMAK
Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.
İVMEÖLÇER
Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.
ÇABUKLAŞMAK
Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.
KOPARMAK
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.
KORKU
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
ELEKTRODİYALİZ
Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.
GAZLAMAK
Gaz yağı sürmek. Kaçmak. Motorlu taşıtlarda aracın hızlanmasını sağlamak için gaz pedalına kuvvetle basmak.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
MAHMUZ
Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.
ÇABUKLAŞTIRMAK
Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek.
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.
MAHMUZLAMAK
Hızlanması için hayvanı mahmuzla dürtmek, topuklamak.
ÇARDAŞ
Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.