Sonu HIZLAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hızlan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hızlan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hızlan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hızlan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HIZLAN

"Hız kazan, hızını artır" anlamında kullanılan bir isim".

  -   -   -  

Anlamında HIZLAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HIZLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIZLANMA

Hızlanmak işi.

İNİŞ

İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

İVMEÖLÇER

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

ENZİM

Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

KAMÇILAMAK

Kamçı ile vurmak. İsteklendirmek, özendirmek, teşvik etmek. Yağmur, kar, rüzgâr hızla çarpmak. Etkinliğini artırmak, hızlandırmak.

FAYRAP

Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.

ÇURLATMAK

Hızlandırmak.

HIZLANDIRMA

Hızlandırmak işi.

GAZLAMAK

Gaz yağı sürmek. Kaçmak. Motorlu taşıtlarda aracın hızlanmasını sağlamak için gaz pedalına kuvvetle basmak.

ÇABUKLAŞMAK

Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.

ELEKTRODİYALİZ

Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.

KIZIŞMAK

Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.

KOPARMAK

Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

ÇABUKLAŞTIRMAK

Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek.

BETATRON

Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.

KORKU

Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

HIZLANIŞ

Hızlanma işi.