Kelimeler arşivinde; içinde "hasta" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hasta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hasta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hasta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUSMAULLHASTALIĞI
TANGİERHASTALIĞI, POSADASHASTALIĞI, ADDİSONHASTALIĞI, GUMBOROHASTALIĞI
TYZZERHASTALIĞI, LAFORAHASTALIĞI, HODKİNHASTALIĞI, HASTALANABİLMEK
HASTALANDIRMAK, JOHNEHASTALIĞI, HASTALANABİLME, DERZYHASTALIĞI, CARREHASTALIĞI
HASTALANDIRMA, LYMEHASTALIĞI, LEGGHASTALIĞI
TERHASTALIĞI, CEPHASTALIĞI, MAVİHASTALIK, İNCEHASTALIK
HASTALANMAK
HASTALANMA, HASTALANIŞ, HASTANELİK, HASTALIKLI
HASTACAĞI
HASTAVUÇ, HASTARLA, HASTALIK, HASTACIL
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
HASTALANABİLME
Hastalanabilmek işi.
CARREHASTALIĞI
Köpek gençlik hastalığı.
POSADASHASTALIĞI
Koksidiomikozis.
DERZYHASTALIĞI
Kaz parvovirüs enfeksiyonu.
JOHNEHASTALIĞI
Paratüberküloz.
GUMBOROHASTALIĞI
Enfeksiyöz bursal hastalık.
HASTALANDIRMAK
Hasta etmek, hastalanmasına sebep olmak.
TANGİERHASTALIĞI
Plazma lipoproteinlerinden alfa-lipoproteinin yokluğu, kolesterol esterlerinin tüm retiküloendoteliyal dokularda depolanması ve bademciklerin büyük ve portakal sarısı renkte olmasıyla belirgin hastalık.
HASTALANABİLMEK
Hastalanma olasılığı bulunmak.
TYZZERHASTALIĞI
Laboratuvar kemiricilerinde karaciğerde birkaç milimetre çapında pıhtılaşma nekrozu, hafif yangısal infiltrasyon ve nekroz odaklarının çevresindeki karaciğer hücreler içinde Bacillus piliformis'in varlığıyla belirgin bakteriyel hastalık, Bacillus piliformis enfeksiyonu. Etkenin izolasyonu güç olduğundan, doku kesitlerinde gümüşleme teknikleriyle ortaya konması teşhis için önemlidir. Hastalığa tay, köpek ve kedilerde de rastlanır.
HASTALANDIRMA
Hastalandırmak işi veya biçimi.
HODKİNHASTALIĞI
Lenfoid dokunun temel unsuru olan ilkel retikülüm hücrelerinden kök alan, insanlara özgü, özellikle boyun ve göğüs bölgesindeki lenf yumrularında gelişen kötücül bir tümöral hastalık. Hayvanlarda da Hodgkin hastalığı benzeri tümörlere rastlanır.
KUSMAULLHASTALIĞI
Poliarteritis nodoza.
ADDİSONHASTALIĞI
Birincil hipoadrenokortisizm.
LAFORAHASTALIĞI
Köpeklerde otozomal çekinik, ergenlikle birlikte görülmeye başlayan, sara nöbetleri ve zihin bozukluklarıyla belirgin ölümcül kalıtsal hastalık. Köpeklerdeki hastalık tablosu insanlara model oluşturacak kadar benzerlik gösterir.
Bu bölümde tanımı içerisinde HASTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
ALİL
Hastalıklı, sakat.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AKLİYECİ
Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.