Kelimeler arşivinde; içinde "hala" olan, toplam 129 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hala bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hala ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hala olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PARANOPLOCEPHALA
ACANTHOCEPHALA
ANOPLOCEPHALA, ÇAHALAMALAMAK, HALARACHNİDAE, PAHALANDIRMAK
İTHALATÇILIK, BİOMPHALARİA, PAHALANDIRMA, SAMAHALANMAK
TENHALAŞMAK
HALAYIKLIK, PAHALANMAK, TENHALAŞMA, YUHALANMAK, ARHALANMAK, AVHALAŞMAK, BAHALANMAH, ÇALHALAMAH, DARHALAMAT, GORHALAMAK, HALAKLAMAK, HALASLAMAK, HALAZLAMAK, HALHALAMAK, HAVHALAMAK, İNHALASYON, KORHALAMAK, SIRHALAMAH, SOYHALAMAK, SÜRHALAMAK, TOHALAŞMAK, YAHALANMAH, YUHALATMAK
HALAYIKLI, PAHALANMA, YUHALAMAK, YUHALANMA, ARHALAMAH, ARHALAMAK, AŞHALAMAK, AVHALAMAH, AVHALAMAK, EKSHALANT, GAHALAMAH, HAHALAMAK, HALALAMAK, HALALZADA, HALAŞALIK, HALAYERLİ, HALAYLAMA, HALAZLAMA, İTHALATÇI, KAHALAMAK, PORTAHALA, YAHALAMAK, YUHALATMA
HALAZADE, HAMHALAT, YUHALAMA, ARHALANÇ, HALAÇÇIK, HALAÇLAR, HALADIZA, HALAPART, HALAPORT, HALAPURT, HALASKAR, HALASTAR, HALASTIR, HALAVURT, HALAYICA, HALAYLIM, HALAYLİM, HALAZADA, OHALAMAK
HALAÇÇA, HALAVET, HALAYIK, İTHALAT, BAHALAK, CARHALA, ÇARHALA, ÇORHALA, GAHALAH, HALAÇKA, HALAÇLI, HALADIZ, HALALCA, HALALIK, HALALOH, HALAMAK, HALAMPA, HALAPOT, HALAPUT, HALASIZ, HALAŞKA, HALAŞLI, HALAŞOR, HALAYIH, HALAZON, HOHALAK, ŞAHALAK, TAHALAK
HALAZA, AHALAK, HALAÇA, HALAÇİ, HALAHA, HALAKA, HALANA, HALAPA, HALASA, HALASU, HALAŞA, HALATA, HALATİ, HALAYA, HALAZI
HALAÇ, HALAS, HALAT, HALAY, HALAK, HALAL, HALAN, HALAP, HALAZ
HALA
HALA
Babanın kız kardeşi, bibi.
BİOMPHALARİA
Schistosoma mansoni adlı digenetik trematod türünün ara konağı olan planorbid tatlı su salyangozu cinsi.
TENHALAŞMA
Tenhalaşmak işi.
ANOPLOCEPHALA
Atların sindirim sisteminde parazitlenen Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
HALAYIKLIK
Halayık olma durumu.
TENHALAŞMAK
Yalnız kalmak. Tenha duruma gelmek, boşalmak, ıssızlaşmak.
PAHALANDIRMA
Pahalandırmak işi.
SAMAHALANMAK
Geciktirmek.
PAHALANMAK
Pahalı duruma gelmek, fiyatı artmak, pahalılaşmak.
ACANTHOCEPHALA
Başları dikenli solucanlar.
HALARACHNİDAE
Maymun ve köpeklerde parazitlenen Pneumonyssoides ve Pneumonyssus cinslerini içeren akar ailesi.
İTHALATÇILIK
İthalatçının yaptığı iş, dış alımcılık.
PARANOPLOCEPHALA
Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
ÇAHALAMALAMAK
Hafif yıkamak, durulamak.
PAHALANDIRMAK
Pahalanma işini yaptırmak.
YUHALANMAK
Yuhalama işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİKKUYRUK
Bir tür ördek (Oxyura leucocephala).
BÖLE
Teyze kızı. Amca, dayı, hala çocuğu.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ÇARMIH
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.
BORİNA
Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
BADERNA
Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
CARİYE
Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.
BURGATA
Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
BİBİ
Hala.