Kelimeler arşivinde; içinde "güven" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde güven bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu güven ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında güven olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜVENİLEBİLMEK
GÜVENCESİZLİK, GÜVENİLEBİLME
GÜVENCECİLİK, BİYOGÜVENLİK, GÜVENİLİRLİK, GÜVENEBİLMEK
GÜVENEBİLME, GÜVENSİZLİK, GÜVENDİRMEK
GÜVENIŞIĞI, GÜVENDİRME, GÜVENSİZCE, GÜVENİLMEK, GÜVENMELİK, GÜVENCESİZ, GÜVENİRLİK
GÜVENOCAK, GÜVENKAYA, GÜVENÇSİZ, GÜVENÇLER, GÜVENTAŞI, GÜVENTEPE, YURTGÜVEN, GÜVENCELİ, GÜVENYURT, YENİGÜVEN, GÜVENİLİR, GÜVENİLME, ŞEYHGÜVEN, GÜVENCECİ
GÜVENLİK, GÜVENKÖY, GÜVENGİL, SOYGÜVEN, GÜVENMEK, GÜVENOYU, GÜVENDİK, GÜVENSİZ, GÜVENÇLİ, ERGÜVENÇ, GÜKGÜVEN
ÖZGÜVEN, GÜVENDE, GÜVENİR, GÜVENEK, GÜVENÇE, GÜVENAY, ERGÜVEN, GÜVENME, GÜVENLİ, GÜVENİŞ, GÜVENCE
GÜVENK, GÜVENÇ
GÜVEN
GÜVEN
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.
GÜVENSİZLİK
Güvensiz olma durumu, itimatsızlık.
GÜVENCESİZLİK
Güvencesiz olma durumu, garantisizlik.
GÜVENİLEBİLME
Güvenilebilmek durumu.
GÜVENSİZCE
Güvensiz bir biçimde, güvensiz olarak.
GÜVENCECİLİK
Garantörlük.
GÜVENIŞIĞI
Karanlık odada çalışabilecek kadar ışık sağlayan fakat duyarkatı etkilemeyen özel yapıda bir ışıtaçtan gelen ışık. Duyarkatı etkilemeyen dalga uzunluğundaki ışık.
GÜVENEBİLME
Güvenebilmek işi.
GÜVENDİRMEK
Güvenmesini sağlamak.
GÜVENDİRME
Güvendirmek işi.
GÜVENİLİRLİK
Güvenilir olma durumu. Alınan borcun geri ödenebileceğine dair güvence, kredibilite.
GÜVENMELİK
Sözleşme yapılırken, taraflardan birinin diğerine işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası, kapora. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para.
GÜVENİLEBİLMEK
Güvenilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİYOGÜVENLİK
Sürülerin hastalık oluşumunu en aza indiren bir bakım yönetim sistemi.
GÜVENİLMEK
Kendisine güven duyulmak.
GÜVENEBİLMEK
Güvenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜVEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
ASAYİŞ
Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, düzenlilik, güvenlik.
BOZGUN
Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
BABACAN
Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).
BABAYİĞİT
Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
APOKRİF
Doğruluğuna güvenilmez söz ya da yazı.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
AMANNAME
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
ÇATIŞMA
Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.
ASES
Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AKREDİTİF
Güven yazısı. Kredi mektubu.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
BOSTANCI
Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
CESARET
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.