Kelimeler arşivinde; içinde "gapı" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gapı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gapı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gapı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GAPILANMAK, GAPIZLAMAK
GAPGAPICU, GAPICALIH, GAPICALIK
GAPIKIZI, GAPINMAK, GAPIRCAK, GAPIŞMAH, GAPIŞMAK
GAPISGA, GAPISĞA
GAPIZ
GAPI
GAPI
Kapı. Dışarı.
GAPILANMAK
Kapılanmak.
GAPIRCAK
Tahıl kabuğu. İnce ince örülmüş saç örgülerine takılan gümüş zincirlerin ucundaki altın ya da gümüşten yapılmış arpacık.
GAPGAPICU
Yağmacı.
GAPICALIK
Camlı kapı.
GAPICALIH
Gelin evden çıkarken verilen bahşiş, para.
GAPIŞMAH
Kapışmak, kavga etmek.
GAPISGA
Rusça kökenli kaputsa: kapuska; 'lahana pancari' da denir. Kapuska yemeği.
GAPIZLAMAK
İhbar etmek, çalmak.
GAPISĞA
Lahana ve patatesten yapılan etli yemek.
GAPINMAK
Sıkıntıya düşmek.
GAPIŞMAK
Kapışmak, kavga etmek. Eski türkçe kapuşmak: kapışmak; güreşmeye başlamak. Kapıştırmak, bir birine tutuşturmak.
GAPIKIZI
Hizmetçi.
GAPIZ
İki dağın arasındaki su geçidi. İki dağ arasındaki akarsu geçidi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAPI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GADAMAK
Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
TANĞAYRIH
Ağzını açıp, gözlerini yukarıya doğru diken kimse, salak. Sonuna dek açık: Sokah gapısı tanğayrıh.
SEVERMEYH
Sıcak karşısında uzanıp yatmak : İt gapıya severif.
İVİŞMEK
Su, toprağa yavaş yavaş işlemek: Serptiğin su birez ivişsin de gapının önünü süpür. Acele etmekte yarışmak, hep birden acele etmek.
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.