GAPI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gapı" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. gapı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gapı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gapı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

GAPILANMAK, GAPIZLAMAK

9 harfli kelimeler

GAPICALIH, GAPICALIK

8 harfli kelimeler

GAPIKIZI, GAPINMAK, GAPIRCAK, GAPIŞMAH, GAPIŞMAK

7 harfli kelimeler

GAPISGA, GAPISĞA

5 harfli kelimeler

GAPIZ

4 harfli kelimeler

GAPI

Bazı kelimelerin anlamları

GAPI

Kapı. Dışarı.

GAPICALIK

Camlı kapı.

GAPIZ

İki dağın arasındaki su geçidi. İki dağ arasındaki akarsu geçidi.

GAPIRCAK

Tahıl kabuğu. İnce ince örülmüş saç örgülerine takılan gümüş zincirlerin ucundaki altın ya da gümüşten yapılmış arpacık.

GAPINMAK

Sıkıntıya düşmek.

GAPILANMAK

Kapılanmak.

GAPIŞMAK

Kapışmak, kavga etmek. Eski türkçe kapuşmak: kapışmak; güreşmeye başlamak. Kapıştırmak, bir birine tutuşturmak.

GAPICALIH

Gelin evden çıkarken verilen bahşiş, para.

GAPIZLAMAK

İhbar etmek, çalmak.

GAPIŞMAH

Kapışmak, kavga etmek.

GAPISĞA

Lahana ve patatesten yapılan etli yemek.

GAPIKIZI

Hizmetçi.

GAPISGA

Rusça kökenli kaputsa: kapuska; 'lahana pancari' da denir. Kapuska yemeği.

  -   -   -  

Anlamında GAPI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAPI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İVİŞMEK

Su, toprağa yavaş yavaş işlemek: Serptiğin su birez ivişsin de gapının önünü süpür. Acele etmekte yarışmak, hep birden acele etmek.

SEVERMEYH

Sıcak karşısında uzanıp yatmak : İt gapıya severif.

TANĞAYRIH

Ağzını açıp, gözlerini yukarıya doğru diken kimse, salak. Sonuna dek açık: Sokah gapısı tanğayrıh.

GADAMAK

Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.

BUYRUMCU

Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.