İçinde FOTO geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "foto" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde foto bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu foto ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında foto olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

FOTOFOSFORİLASYON, FOTOSENSİTİZASYON

16 harfli kelimeler

DESULFOTOMACULUM, ELEKTROFOTOMETRE, FOTOPERİYODİKLİK, FOTOPOLİMERLEŞME, FOTOREAKTİVASYON, SPEKTROFOTOMETRE

15 harfli kelimeler

FOTOELEKTRİKLİK, FOTOFABRİKASYON, FOTOHİYALOGRAFİ, FOTOSENSİTİVİTE

14 harfli kelimeler

FOTODERMATİTİS, FOTOİLETKENLİK, FOTOMANYETİZMA, FOTOMİKROGRAFİ, FOTOPERİYODİZM, FOTOREDÜKSİYON

13 harfli kelimeler

FOTOĞRAFÇILIK, FOTOĞRAFLAMAK, FOTOLİTOGRAFİ, TELEFOTOGRAFİ, FOTOFLOROSKOP, FOTOHALOJENÜR, FOTOHASSASLIK, FOTOKATALİZÖR, FOTOKOPİCİLİK, FOTOMAKROGRAF, FOTOMİKROGRAF, FOTORETİNİTİS, SİTOFOTOMETRİ

12 harfli kelimeler

FOTOELEKTRİK, FOTOĞRAFHANE, FOTOĞRAFLAMA, FOTOBİYOLOJİ, FOTOELEKTRON, FOTOKİMYASAL, FOTOKROMOJEN, FOTOMODELLİK, FOTORESEPTÖR, FOTOSENSİTİF

11 harfli kelimeler

FOTOMEKANİK, FOTOTAKTİZM, FOTOTROPİZM, FOTOAKTİNİK, FOTOAYRIŞMA, FOTOBAKTERİ, FOTOBİRİKME, FOTODİNAMİK, FOTOEMİSYON, FOTOKATALİZ, FOTOKROMİZM, FOTOPERİYOT, FOTOPOLİMER, FOTOTEPKİME, LENFOTOKSİN

10 harfli kelimeler

FOTOĞRAFÇI, FOTOKİNEZİ, FOTOMONTAJ, FOTOMORFOZ, FOTOSENTEZ, FOTOTERAPİ, BUFOTOKSİN, FOTOKOPİCİ, FOTOMETRİK, FOTONÖTRON, FOTOSİSTEM, FOTOTAKSİS, FOTOTOTROF

9 harfli kelimeler

FOTOFİNİŞ, FOTOJENİK, FOTOKİMYA, FOTOMETRE, FOTOMETRİ, FOTOMODEL, FOTOROMAN, FOTOTAKSİ, RADYOFOTO, FOTODERMİ, FOTOKİNEZ, FOTOLİTİK, FOTOTROPİ

8 harfli kelimeler

FOTOAKIM, FOTOĞRAF, FOTOKOPİ, FOTOSFER, FOTOSKOP, FOTOŞİMİ, FOTODİOD, FOTOFOBİ, FOTONLAR, FOTOPSİN, FOTOTROF, FOTOÜRÜN

7 harfli kelimeler

FOTOJEN, FOTOTEK, FOTOFİL, FOTOFOB, FOTOFOR, FOTOLİT, FOTOLİZ, FOTOSEL, FOTOSİT, FOTOTÜP

5 harfli kelimeler

FOTON

4 harfli kelimeler

FOTO

Bazı kelimelerin anlamları

FOTO

Işık. Fotoğraf.

FOTOELEKTRİKLİK

Fotoelektrik etkide olduğu gibi ışığın elektriğe dönüşümü.

DESULFOTOMACULUM

Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.

FOTOFABRİKASYON

Bir yüzeye fotoğrafik olarak gelmiş istenmeyen metalin kimyasal aşındırma ile uzaklaştırılması ve yüzeyin istenen şekle getirilmesi.

FOTOSENSİTİZASYON

Işığa duyarlılık, derinin ışığa karşı hassasiyet gösterme hâli. Canlı, kimyasal madde ve benzeri şeyleri ışığa karşı duyarlı kılma.

FOTOFOSFORİLASYON

Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP teşekkülü. Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP'nin oluşumu, fotosentetik fosforilasyon. Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak ADP'nin ATP'ye dönüştürülmesi.

FOTOPERİYODİKLİK

Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.

FOTOMANYETİZMA

ışık tarafından oluşturulan manyetik olayın tarifi.

FOTOİLETKENLİK

Bir maddenin ışığa maruz bırakıldığında elektriği iletme özelliği.

FOTOPOLİMERLEŞME

Işık etkisiyle moleküllerin kondensasyon reaksiyonu vermesi.

ELEKTROFOTOMETRE

Kolorimetrik analizler için fotoelektrik bir sensörle donatılmış alet.

FOTODERMATİTİS

Güneş yanığı.

FOTOSENSİTİVİTE

Gün ışığına aşırı duyarlı olma durumu.

FOTOHİYALOGRAFİ

Camın fotomekanik yöntem ile işlenip şekillendirilmesi.

SPEKTROFOTOMETRE

Soğurulan veya yayılan ışınların frekansını ve şiddetini nicel olarak ölçen fotoelektrik dedektöre sahip bir spektrometre. Çözelti durumundaki saptanmak istenen maddenin, çeşitli reaktiflerle reaksiyona sokulması sonucu oluşan rengin yoğunluğunun ölçülmesiyle nicel olarak madde miktarının belirlenmesini sağlayan cihaz ve analitik yöntem.

FOTOREAKTİVASYON

Bakterilerin, mor ötesi ışınlanmasından hemen sonra görülebilen ışınlara tutularak oluşan timin dimerlerinin (T-T) gün ışığında etkinleşen özel enzimlerle (fotoreaktif enzimler) hidrolize edilerek aralarındaki bağlantının koparılmasıyla meydana gelen öldürücü etkinin giderilmesi işlemi.

  -   -   -  

Anlamında FOTO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FOTO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

FLU

Tam olarak belli olmayan. Fotoğrafta net olmayan görüntü.

DEVELOPMAN

Fotoğrafçılıkta kullanılan, kimyevi bir tür banyo maddesi.

BÜYÜLTEÇ

Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör.

ENSTANTANE

Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi. Bu yöntemle çekilen fotoğraf. Anlık.

ÇIKARMAK

Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

ARAP

Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

BOBİN

Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.

EMAYE

Üzeri emayla kaplanmış olan. Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

FLAŞ

Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.

FOTOAKIM

Fotoelektrik olayından elde edilen akım.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

BÜYÜLTME

Büyültmek işi. Fotoğraf ve resimlere boyut kazandırma işlemi, agrandisman.

DEKLANŞÖR

Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.

FİLM

Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.

BELGE

Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.