Kelimeler arşivinde; içinde "filo" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde filo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu filo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında filo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
STAFİLOKOKKOZİS
GASTEROFİLOZİS, DİFİLOBOTRİYAZ, ANTİFİLOJİSTİK
STAFİLOPLASTİ, STAFİLOKOKKOZ, FİLOZOFLAŞMAK
STAFİLODERMA, FİLOVİRÜSLER, FİLOZOFLAŞMA, DERMATOFİLOZ, BAZOFİLOPENİ
STAFİLORAFİ, FİLOVİRİDAE, FİLOGENETİK, FİLOERİTRİN, KERAFİLOSEL, PSİKROFİLOZ
STAFİLOKOK, FİLOZOFLUK, FİLOBIÇAĞI, KARYOFİLOZ, FİLOPODYUM, FİLOMETROZ, FİLOMORFOZ
FİLOKSERA, FİLOTAKSİ, FİLOPODYA, FİLOPLUME, FİLONEMOZ, FİLOLOJİK, FİLOGENEZ, FİLOTİLLA, FİLOZOFİK, FİLOZOFÇA
FİLOKLAT, STAFİLOM, FİLOLOJİ, FİLOGENİ, FİLORCİN
FİLOZOF, FİLOFAJ, FİLOİDİ, FİLOLOG
FİLOZ
FİLO
FİLO
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bit.
FİLOZOFLAŞMA
Filozoflaşmak durumu.
FİLOVİRÜSLER
Marburg ve Ebola virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve tek iplikli RNA genomu bulunduran, şerit benzeri morfolojiye sahip virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Filoviridae.
GASTEROFİLOZİS
Atlarda Gasterophilus intestinalis, Gasterophilus haemorrhoidalis, Gasterophilus inermis, Gasterophilus nasalis, Gasterophilus nigricornis, Gasterophilus pecorum gibi Gasterophilus türlerinin larvalarının neden olduğu hastalık.
STAFİLODERMA
Stafilakok türü bakteriler tarafından oluşturulan irinli deri enfeksiyonu, stafilodermatitis.
STAFİLOPLASTİ
Ağızdan alınan bir parça lambonun damak yarıklarının kapatılması amacıyla yarık bölgeye dikilmesi.
FİLOZOFLAŞMAK
Filozof özelliği kazanmak.
ANTİFİLOJİSTİK
Yangıyı ve ateşi azaltan.
FİLOGENETİK
Bir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi. Bir türün veya yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.
DERMATOFİLOZ
Dermatophilus congelensis tarafından oluşturulan, özellikle genç sığırlarda görülen, bulaşıcı nitelikte ve ölüme neden olabilen deri yangısıyla belirgin hastalık.
STAFİLOKOKKOZİS
Kene piyemisi. Kanatlılarda stafilokokkozis.
DİFİLOBOTRİYAZ
Balık şeridi hastalığı.
STAFİLORAFİ
Damak yarıklarına dikiş uygulanması.
FİLOVİRİDAE
Kılıflı, tek iplikli sarmal RNA içeren (iplik), Ebola virüsünün de dahil olduğu, 80-14000 nm büyüklüğünde bir virüs familyası. Filovirüsler.
BAZOFİLOPENİ
Kanda bazofil sayısının azalması.
STAFİLOKOKKOZ
Alabalıklarda, Staphylococcus aureus'un neden olduğu, vücut yüzeyinde gri-beyaz lezyonlar, dalakta büyüme ve bağırsakta yangısal reaksiyonlarla karakterize, sporadik bir enfeksiyon.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİLO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
FELSEFE
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.
SİNOLOJİ
Konu olarak Çin ile ilgili dil, uygarlık, tarih bilgilerini ele alan filoloji.
SEÇMECİLİK
Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm, eklektiklik.
EFLATUNCULUK
Eski Yunan Filozofu Eflatun'un ülkücülüğünü örnek alan güzellik anlayışı (XV-XVI. yüzyılda Avrupa'da belirmiştir).
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
KRUVAZÖR
Deniz yollarını gözetmek, deniz ve hava filolarına kılavuzluk etmek amacıyla topla silahlandırılmış hızlı savaş gemisi.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
AMPLİFİKASYON
Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Bir nükleik asit parçasının kopya sayısının in vitro veya konak hücre içinde fazla üretilerek artırılması. Mikroskopta görüş sahasının genişletilmesi. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi.
İDEALİST
Ülkücü. İdealizm öğretisine bağlı filozof.
SEÇMECİ
Seçmecilik yanlısı olan (filozof, görüş vb.).
DOĞALCILIK
Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı, natüralizm. Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması, natüralizm. Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. Rousseau'dan başlayarak John Dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. Ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır. İlkel adamın, kişileştirdiği ya da Tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. karşılığı dirimsellik, yıldızcılık. Gerçekçiliğin içine bilime dayanan bazı felsefe ve ahlak öğretileri karıştıktan sonra onun aldığı ad (DOĞALCI, Naturaliste). Doğa: Tabiat. Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti. Fransa'da, XIX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan, deneye önem vererek doğayı ve gerçeği olduğu gibi anlatmayı sanatın ana görevi sayan yazın çığırı.
FİLOTİLLA
Torpidolardan oluşan filo.
ARKENSEFALON
İlk beyin, filojenik olarak ilkel beyin.
FİLOZOFÇA
Filozofa yakışan. (filôzo'fça) Filozofa yaraşır bir biçimde.
FİLOZOFLUK
Filozof olma durumu.
FEYLESOF
Filozof.
ŞİRPENÇE
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.
ÖZNE
Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.
MARKSÇILIK
Alman filozof Marks'ın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım, Marksizm.