İçinde ENDEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "endek" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde endek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu endek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında endek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KARAKASPENDEK

12 harfli kelimeler

ENDEKSLENMEK, ENDEKSLETMEK

11 harfli kelimeler

ENDEKSLEMEK, ENDEKSLENME, ENDEKSLETME

10 harfli kelimeler

ENDEKPINAR, ENDEKSLEME, ENDEKLEMEK, CEBABENDEK

9 harfli kelimeler

HENDEKKÖY, MEZMENDEK

8 harfli kelimeler

İSPENDEK, ENDEKSLİ

6 harfli kelimeler

ENDEKİ, ENDEKS, ÇENDEK, HENDEK, MENDEK, NENDEK, PENDEK

5 harfli kelimeler

ENDEK

Bazı kelimelerin anlamları

ENDEK

İyi yetişmeyen hayvan ya da bitki. Aşağı, bayağı, fena. Kısa. Dar gelen elbise ya da başka bir şeyi genişletmek için kenarına eklenen parça. Sözünden dönen, cayan, iradesiz.

ENDEKSLEME

Endekslemek işi.

MEZMENDEK

Yabanördeği.

ENDEKSLİ

Endekse bağlanmış.

ENDEKSLETME

Endeksletmek işi.

ENDEKSLENME

Endekslenmek işi.

CEBABENDEK

Başıboş, kimsesiz. Çırılçıplak.

ENDEKLEMEK

İyice soruşturmak, ince eleyip sık dokumak.

ENDEKSLEMEK

Endekse bağlamak.

ENDEKPINAR

Tokat kenti, Erbaa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HENDEKKÖY

Diyarbakır kenti, Ergani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şırnak şehri, İdil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KARAKASPENDEK

Zor kullanarak.

İSPENDEK

Levrek balığının küçüğü.

ENDEKİ

Yanında, yanındaki, yakınındaki. İşte,orada. Elindeki. Sırtındaki.

ENDEKSLENMEK

Endekse bağlanmak.

ENDEKSLETMEK

Endekse bağlatmak.

  -   -   -  

Anlamında ENDEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENDEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİSAR

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

ANDAL

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).

ŞATO

Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. Geniş toprağı olan büyük konut.

AŞIRIYANSITMA

Bir örnekleme tasarımındaki dizgeli yanlılıktan ötürü elde edilen örnekte belli özellikler taşıyan birimlerin evrendeki oransal paylarından daha yüksek düzeyde yer alması.

TRAP

Hendek, tuzak. Sahnede yerde bulunan kapak.

SİPER

Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

AKÇAYIR

Diyarbakır kenti, Silvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sakarya şehrinde, Hendek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KROS

Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılmış olan koşu.

DİZİN

Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser. Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste.

AKOVA

Bir çeşit yumuşak buğday. İçel ilinde, Gülnar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Osmaniye şehri, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

AHLATIERBAA

İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.

PALANKA

Ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş küçük hisar.

AŞAĞIÇALICA

Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KESİK

Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.

BADAL

Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.

İÇDENETİR

Güvenlik amacıyla bina girişlerinde bulunan, bedendeki veya çantaların içindeki silah, bıçak vb. tehlikeli eşyaların belirlenmesini sağlayan aygıt.

KARIKLAMA

Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre koruyarak vejetasyonu geliştirmek için 1-1,5 metre aralıklarla 10-15 santimetre kesitinde tesviye eğrilerine paralel küçük hendeklerin açılması.

GÖSTERGE

Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret. Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal. Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke. Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir, indikatör. Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks.

TAHKİMAT

Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.

AKTEFEK

Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.