Kelimeler arşivinde; içinde "düven" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düven bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu düven ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düven olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜÇÜKDÜVENCİ
DÜVENKUŞAĞI
DÜVENSALIK, GÜMÜŞDÜVEN, DÜVENSİLİK, DÜVENSIRTI, DÜVENSIRIT, DÜVENSELİK, DÜVENCİLİK
DÜVENKAŞI, DÜVENSELE, DÜVENDİŞİ, DÜVENÇERE
DÜVENLİK, DÜVENSİL, DÜVENSİR
DÜVENLİ, DÜVENEK, DÜVENSİ, AKDÜVEN, DÜVENCİ
DÜVEN
DÜVEN
Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.
DÜVENSIRTI
Düven oku. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (düvensir) : (Akkuş Ordu).
DÜVENKAŞI
Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Yenikent Aksaray Niğde.).
DÜVENSALIK
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.
DÜVENCİLİK
Düvencinin yaptığı iş.
DÜVENSİL
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.
DÜVENDİŞİ
Düvenin altındaki taşlar. (Yenikent Aksaray Niğde).
DÜVENSELİK
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku. Boyunduruk ağacını, dövene bağlayan zincir.
DÜVENKUŞAĞI
Düvenin iki tahtadan oluşan gövdesini birbirine bağlayan iki ağaç kemer. (Yenikent Aksaray Niğde).
DÜVENÇERE
Döveni çeken uzun ağaç, döven oku.
DÜVENLİK
Malatya kenti, Pütürge ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DÜVENSIRIT
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.
DÜVENSİLİK
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.
DÜVENSELE
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.
GÜMÜŞDÜVEN
Bitlis ili, Göldüzü bucağına bağlı bir yer. Çankırı ili, Korgun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÜÇÜKDÜVENCİ
Çorum kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜVEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEMİNTİ
Döveni boyunduruğa bağlayan ağaç. Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç ok. (Sivas).
HARMAN
Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
KOŞKU
Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. "Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın" gibi ki "sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın" yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).
YIĞIMSA
Harmanda, düvenin döndüğü yerin yel alan yönüne iki metre yüksekliğinde bağlamlardan yapılan engel.
KAYARLAMAK
Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.
EYEF
Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Sap, ot, çalı bağlamlarını denk yaparken ipleri sıkıştırmakta kullanılan özellikle çıtlık denilen ağaçtan yapılmış araç. Boyundurukla saban okunun kılıç aracılığıyla birbirine tutturulmasma yarayan ağaç halka. Saban okunun ucundaki demir halka. (Başkışla Karaman Konya). Saban, kızak, araba, pulluk ve düveni boyunduruğa bağlamak için kullanılan, uç kısımları birbiri üzerine oturmuş elips biçiminde ağaç. (Yeşilköy Gelendost, Ortayazı Senirkent Isparta; Ürkütlü, Bucak Burdur; Kemalpaşa İzmir). Kağnı ve arabalara yüklenmiş sapları, düzgün tutmak amacıyla bağlama iplerinin arasına konan, elips biçiminde ağaç. (Beylerli Çardak Denizli).
ÇARÇAR
Düven. Sesi çıktığı kadar, gürültülü konuşma (hk.). Bulgur yapma aygıtı. (Maraş).
GAŞ
Dik yamaç, uçurum. Kıyı. Duvar. Çatı. Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar: Semerin gaşı kırılmış. Yayla evi. Erkek ya da kız kardeş. Kaş: gaş gabahlarını töhmek: surat asmak. Kemerli ve çıkıntılı şey. Kaş, kemer; tandır gaşi, ocah gaşi. Kaç. Kaş. Semer tahtası. Kaş, bayır. Kemer. Kaç?. Düvenin önündeki kalkık kısım. (Çaltı Söğüt Bilecik; Oklubalı Eskişehir, Yukarıkaşıkara Isparta).
BUĞANSALIK
Zarurette işe yarayan, az bulunan: Buğansalıkta düvenselik olur.
SAPSAÇMA
Harman yerindeki sapı, üzerinde düven gezebilecek bir biçimde yayma. (Yenikent Aksaray Niğde).
ŞAK
Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. Yarma, yarılma. Yarık, çatlak. Bölük, parça, dilim. Orta : Alnının şakına vurmuşlar değneği. 1.İri ve güzel aşık. 2.Dik duran aşık. Parça, bölük. Dayak: Şak yemiş. Tekme. ''Şak'' sesi. Uşak. Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü. Halk dilinde Etelerin tuzlanması işleminde, tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit. Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde). Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri. (Halkaçayır Pınarbaşı Kayseri).
ÖDDE
Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.
SAPKARIŞTIRMAK
Üzerinde düven, gezdirilmekte olan ekini zaman zaman alt üst etmek. (Yenikent Aksaray Niğde).
DÜVENCİ
Harman zamanı düven sürmek için tutulan çocuk. Düven yapan ya da satan kişi.
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
ÇAKMAKLAMAK
Düvenin altına sert taş veya keskin demir parçaları çakmak.
SAÇIM
Üzerinde bir düven'in çalışabileceği sayıda biçilmiş ekinden oluşan yığın. (Yenikent Aksaray Niğde).
DÖVENSİLİK
Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.