Sonu DÜVEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düven" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düven ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında düven olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düven olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÜVEN

Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.

AKDÜVEN

Tunceli ilinde, Darıkent bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GÜMÜŞDÜVEN

Bitlis ili, Göldüzü bucağına bağlı bir yer. Çankırı ili, Korgun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında DÜVEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜVEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAKMAKLAMAK

Düvenin altına sert taş veya keskin demir parçaları çakmak.

BUĞANSALIK

Zarurette işe yarayan, az bulunan: Buğansalıkta düvenselik olur.

DÜVENKAŞI

Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Yenikent Aksaray Niğde.).

DÜVENSIRTI

Düven oku. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (düvensir) : (Akkuş Ordu).

SAÇIM

Üzerinde bir düven'in çalışabileceği sayıda biçilmiş ekinden oluşan yığın. (Yenikent Aksaray Niğde).

DÜVENCİLİK

Düvencinin yaptığı iş.

DÜVENCİ

Harman zamanı düven sürmek için tutulan çocuk. Düven yapan ya da satan kişi.

DÖVENSİLİK

Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.

KOŞKU

Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. "Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın" gibi ki "sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın" yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).

DÜVENDİŞİ

Düvenin altındaki taşlar. (Yenikent Aksaray Niğde).

SAPKARIŞTIRMAK

Üzerinde düven, gezdirilmekte olan ekini zaman zaman alt üst etmek. (Yenikent Aksaray Niğde).

GAŞ

Dik yamaç, uçurum. Kıyı. Duvar. Çatı. Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar: Semerin gaşı kırılmış. Yayla evi. Erkek ya da kız kardeş. Kaş: gaş gabahlarını töhmek: surat asmak. Kemerli ve çıkıntılı şey. Kaş, kemer; tandır gaşi, ocah gaşi. Kaç. Kaş. Semer tahtası. Kaş, bayır. Kemer. Kaç?. Düvenin önündeki kalkık kısım. (Çaltı Söğüt Bilecik; Oklubalı Eskişehir, Yukarıkaşıkara Isparta).

KAYARLAMAK

Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.

EYEF

Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Sap, ot, çalı bağlamlarını denk yaparken ipleri sıkıştırmakta kullanılan özellikle çıtlık denilen ağaçtan yapılmış araç. Boyundurukla saban okunun kılıç aracılığıyla birbirine tutturulmasma yarayan ağaç halka. Saban okunun ucundaki demir halka. (Başkışla Karaman Konya). Saban, kızak, araba, pulluk ve düveni boyunduruğa bağlamak için kullanılan, uç kısımları birbiri üzerine oturmuş elips biçiminde ağaç. (Yeşilköy Gelendost, Ortayazı Senirkent Isparta; Ürkütlü, Bucak Burdur; Kemalpaşa İzmir). Kağnı ve arabalara yüklenmiş sapları, düzgün tutmak amacıyla bağlama iplerinin arasına konan, elips biçiminde ağaç. (Beylerli Çardak Denizli).

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

DÜVENKUŞAĞI

Düvenin iki tahtadan oluşan gövdesini birbirine bağlayan iki ağaç kemer. (Yenikent Aksaray Niğde).

ÇARÇAR

Düven. Sesi çıktığı kadar, gürültülü konuşma (hk.). Bulgur yapma aygıtı. (Maraş).

ÖDDE

Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.

HARMAN

Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.

GEMİNTİ

Döveni boyunduruğa bağlayan ağaç. Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç ok. (Sivas).