Kelimeler arşivinde; içinde "duda" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde duda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu duda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında duda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DUDAKSILLAŞMA
DİLBERDUDAĞI
DİLBERDUDAK, DUDAKSILLIK, YUKARIDUDAŞ, DUDAKDEĞMEZ
AŞAĞIDUDAŞ, BALDUDAKLI
BALDUDAK, DUDAKSIZ, ŞİPDUDAK, DUDAKSIL
DUDACAK, DUDACIK, DUDAKLI, DUDALIH
DUDAK, DUDAŞ, DUDAM, DUDAH
DUDA
DUDA
Deve.
DUDACIK
Sevimli dudak, dudakçık.
DUDAKDEĞMEZ
Lebdeğmez.
BALDUDAKLI
Tatlı dilli (kimse), baldudak.
ŞİPDUDAK
Geveze, kovucu. 1.Dudağı ince (kişi).
BALDUDAK
Baldudaklı. Yüze gülen, ikiyüzlü, dalkavuk kişi. Geveze kişi.
DUDAKSIL
Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses).
DUDAKLI
Dudağı olan. Bursa ili, Kestel belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIDUDAŞ
Eskişehir kenti, Beylikova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DUDAKSIZ
Dudağı olmayan.
DUDAKSILLAŞMA
Bazı kelimelerde çeşitli sebeplerle düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi: divar duvar, konşı komşu gibi.
DİLBERDUDAĞI
Dudak biçiminde hazırlanan bir hamur tatlısı.
DUDAKSILLIK
Dudaksıl açınık veya abanıkların ortak hali.
DUDACAK
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.
AŞAĞIDUDAŞ
Eskişehir şehrinde, Beylikova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DİLBERDUDAK
Nergis çiçeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAVZER
Atış hızı dakikada ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek tipi.
BIYIK
Üst dudak üzerinde çıkan kıllar. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün. Balıklarda deri uzantısı.
PEPE
Dudak sesleriyle başlayan kelimelerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve ancak birkaç kez tekrarladıktan sonra arkasını getirebilen (kimse), pepeme.
ÖPMEK
Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıya dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.
KARAVANA
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ISLIK
Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses. Bir şeyin çıkardığı ince ve tiz ses.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.
ÖPÜCÜK
Sevgi göstermek için dudaklarıyla başka birisinin elini yüzünü öpme, öpüş, buse.
BURUNDURUK
Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
GECEKONDUCU
Gecekonduda oturan kimse, konducu. Gecekondu yapıp satan kimse, konducu.
BURUN
Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.
LEP
Dudak. Kenar.
İNZİBAT
Sıkı düzen. Silahlı kuvvetlerde, ordudaki düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilmiş er. Gözaltında tutma.
ASTEĞMEN
Orduda en küçük rütbeli subay.
HIZMA
Ayı, boğa vb. hayvanların dudaklarına veya burnuna geçirilen demir halka. Küpe. Burun kanadına takılan süslü, altın veya gümüş halka.
DİŞLİK
Boks vb. oyunlarda oyuncuların dişlerini ve dudaklarını korumak için dişlerine yerleştirdikleri kauçuk koruyucu.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.