DUDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "duda" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. duda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu duda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DUDAKSILLAŞMA

11 harfli kelimeler

DUDAKDEĞMEZ, DUDAKSILLIK

8 harfli kelimeler

DUDAKSIL, DUDAKSIZ

7 harfli kelimeler

DUDACAK, DUDACIK, DUDAKLI, DUDALIH

5 harfli kelimeler

DUDAH, DUDAK, DUDAM, DUDAŞ

4 harfli kelimeler

DUDA

Bazı kelimelerin anlamları

DUDA

Deve.

DUDAŞ

Ankara şehri, Beypazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bilecik kenti, Söğüt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ili, Ovacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya ilinde, Tavşanlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sinop ili, Dikmen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DUDAM

Yukardan akan suyun kuyu şeklinde oyduğu yer.

DUDAKSILLIK

Dudaksıl açınık veya abanıkların ortak hali.

DUDAKSIL

Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses).

DUDAKDEĞMEZ

Lebdeğmez.

DUDAKLI

Dudağı olan. Bursa ili, Kestel belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DUDACIK

Sevimli dudak, dudakçık.

DUDALIH

Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

DUDAK

Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri. Ağız.

DUDACAK

Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.

DUDAKSILLAŞMA

Bazı kelimelerde çeşitli sebeplerle düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi: divar duvar, konşı komşu gibi.

DUDAH

Dudak.

DUDAKSIZ

Dudağı olmayan.

  -   -   -  

Anlamında DUDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAVZER

Atış hızı dakikada ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek tipi.

KARAVANA

Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.

BURUN

Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

BURUNDURUK

Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.

İNZİBAT

Sıkı düzen. Silahlı kuvvetlerde, ordudaki düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilmiş er. Gözaltında tutma.

BİNBAŞI

Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

GECEKONDUCU

Gecekonduda oturan kimse, konducu. Gecekondu yapıp satan kimse, konducu.

EMMEK

Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.

DİLBERDUDAĞI

Dudak biçiminde hazırlanan bir hamur tatlısı.

DİŞLİK

Boks vb. oyunlarda oyuncuların dişlerini ve dudaklarını korumak için dişlerine yerleştirdikleri kauçuk koruyucu.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ISLIK

Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses. Bir şeyin çıkardığı ince ve tiz ses.

BIYIK

Üst dudak üzerinde çıkan kıllar. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün. Balıklarda deri uzantısı.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

HIZMA

Ayı, boğa vb. hayvanların dudaklarına veya burnuna geçirilen demir halka. Küpe. Burun kanadına takılan süslü, altın veya gümüş halka.

ASTEĞMEN

Orduda en küçük rütbeli subay.

ÖPMEK

Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıya dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.

LEP

Dudak. Kenar.

ÖPÜCÜK

Sevgi göstermek için dudaklarıyla başka birisinin elini yüzünü öpme, öpüş, buse.