Kelimeler arşivi içinde; başında "duda" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. duda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu duda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUDAKSILLAŞMA
DUDAKDEĞMEZ, DUDAKSILLIK
DUDAKSIL, DUDAKSIZ
DUDACAK, DUDACIK, DUDAKLI, DUDALIH
DUDAH, DUDAK, DUDAM, DUDAŞ
DUDA
DUDA
Deve.
DUDAŞ
Ankara şehri, Beypazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bilecik kenti, Söğüt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ili, Ovacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya ilinde, Tavşanlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sinop ili, Dikmen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DUDAM
Yukardan akan suyun kuyu şeklinde oyduğu yer.
DUDAKSILLIK
Dudaksıl açınık veya abanıkların ortak hali.
DUDAKSIL
Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses).
DUDAKDEĞMEZ
Lebdeğmez.
DUDAKLI
Dudağı olan. Bursa ili, Kestel belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DUDACIK
Sevimli dudak, dudakçık.
DUDALIH
Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.
DUDAK
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri. Ağız.
DUDACAK
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.
DUDAKSILLAŞMA
Bazı kelimelerde çeşitli sebeplerle düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi: divar duvar, konşı komşu gibi.
DUDAH
Dudak.
DUDAKSIZ
Dudağı olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAVZER
Atış hızı dakikada ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek tipi.
KARAVANA
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
BURUN
Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.
BURUNDURUK
Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.
İNZİBAT
Sıkı düzen. Silahlı kuvvetlerde, ordudaki düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilmiş er. Gözaltında tutma.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
GECEKONDUCU
Gecekonduda oturan kimse, konducu. Gecekondu yapıp satan kimse, konducu.
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.
DİLBERDUDAĞI
Dudak biçiminde hazırlanan bir hamur tatlısı.
DİŞLİK
Boks vb. oyunlarda oyuncuların dişlerini ve dudaklarını korumak için dişlerine yerleştirdikleri kauçuk koruyucu.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ISLIK
Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses. Bir şeyin çıkardığı ince ve tiz ses.
BIYIK
Üst dudak üzerinde çıkan kıllar. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün. Balıklarda deri uzantısı.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
HIZMA
Ayı, boğa vb. hayvanların dudaklarına veya burnuna geçirilen demir halka. Küpe. Burun kanadına takılan süslü, altın veya gümüş halka.
ASTEĞMEN
Orduda en küçük rütbeli subay.
ÖPMEK
Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıya dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.
LEP
Dudak. Kenar.
ÖPÜCÜK
Sevgi göstermek için dudaklarıyla başka birisinin elini yüzünü öpme, öpüş, buse.