İçinde DELİL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "delil" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde delil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu delil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında delil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KINIKDELİLERİ, KİTAPDELİLİĞİ, KÜÇÜKDELİLLER

12 harfli kelimeler

BÜYÜKDELİLER

10 harfli kelimeler

DELİLENMEK, NİĞDELİLİK

9 harfli kelimeler

DELİLENME

7 harfli kelimeler

DELİLİK

5 harfli kelimeler

DELİL

Bazı kelimelerin anlamları

DELİL

İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare. Kanıt. (deli:li) Kılavuz, rehber.

KÜÇÜKDELİLLER

Bursa şehri, Soğukpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DELİLENMEK

Deli gibi davranmak.

KINIKDELİLERİ

Çorum ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KİTAPDELİLİĞİ

Kitap toplama, kitap edinme konusunda duyulan aşırı tutku.

NİĞDELİLİK

Niğdeli olma durumu.

DELİLİK

Deli olma durumu, cinnet.

DELİLENME

Delilenmek işi.

BÜYÜKDELİLER

Bursa ili, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında DELİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DELİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KABARAM

Üzüntüden olan sinir hastalığı, bir çeşit delilik.

KANIT

Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

REHBER

Kılavuz. Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, yol gösteren kimse veya şey, delil.

KANITSAMAK

Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek.

KANITLANDIRMAK

Bir düşünceyi, bir savı yeterli delillerle doğrulamak, belgelemek ve açıklamak.

DİVANELİK

Kaçıklık, delilik.

CİNNET

Delilik.

CÜNUN

Delilik.

TUTAMAH

Neden, sebep. Delil, mesnet; yardımcı.

FİTAT

Buğdaygil tanelerinin dış tabakalarında bulunan, fosfor ve diğer mineralleri bağlayarak onları tek midelilerce yararlanılamaz duruma getiren bir fitik asit tuzu.

BEYYİNE

Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.

DUTNAH

Delil.

ÇATLAKLIK

Çatlak olma durumu. Delilik. Çatlamış yer, çatlak.

DUTAMAK

Tencere tutacağı. Sap, kulp. Vesile, neden. Fırsat. Delil. Anapara. Rehin. Tutunacak, dayanacak kimse, yer. Kolay yanan odun parçaları. Temel, dayanak.