İçinde DAVRA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "davra" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde davra bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu davra ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında davra olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DAVRANILABİLMEK

14 harfli kelimeler

DAVRANILABİLME

13 harfli kelimeler

KARŞIDAVRANIŞ, KADAVRALAŞMAK, DAVRANIŞÇILIK, DAVRANIMCILIK, DAVRANABİLMEK

12 harfli kelimeler

DAVRANDIRMAK, DAVRANABİLME, AÇIKDAVRANIŞ

11 harfli kelimeler

DAVRANDIRMA, DAVRANILMAK

10 harfli kelimeler

BEDAVRALIK, İÇDAVRANIŞ, DAVRANUHLU, DAVRANILMA, DAVRANIMCI

9 harfli kelimeler

DAVRANMAH, DAVRANMAK

8 harfli kelimeler

PADAVRAN, DAVRANIM, DAVRANTI, DAVRANIŞ, DAVRANMA

7 harfli kelimeler

KADAVRA, DAVRANI, PEDAVRA, DAVRADA, DAVRAZA, BIDAVRA, BEDAVRA, BADAVRA

Bazı kelimelerin anlamları

DAVRA

Saban kılıcını sıkan çivi.

KARŞIDAVRANIŞ

Bir uyarana karşı verilen etkin yanıt ya da gösterilen tepki.

DAVRANABİLMEK

Davranma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAVRANILABİLMEK

Davranılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEDAVRALIK

Bedavra yapılabilecek kereste.

İÇDAVRANIŞ

Canlı varlıkların salgı bezleri, solunum ve kan dolaşımı örgenlerinin işleyişinden başka, konuşma alışkanlıkları, tasarım ve düşünmeyi de kapsayan davranışlar.

DAVRANABİLME

Davranabilmek işi.

DAVRANDIRMAK

Birinin davranmasını sağlamak.

DAVRANILMAK

Davranma işi yapılmak.

AÇIKDAVRANIŞ

Bir gözlem durumunda gözlenen kişinin söz, yazı ya da eylemlerle açıkça göz önüne serdiği davranış.

DAVRANIŞÇILIK

Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.

DAVRANDIRMA

Davrandırmak işi.

DAVRANILABİLME

Davranılabilmek işi.

DAVRANUHLU

Gayretli, hareketli, canlı: Davranuhlu olsana.

DAVRANIMCILIK

Ruhbilimin görevini, bilinçlilik durumunu araştırmak yerine, davranımları incelemek biçiminde düşünen, öğrenmenin ve alışkanlıkların yalnızca koşullu uyarımlar olduğunu ileri süren ve yalnız nesnel, deneysel ya da gözleme dayalı yöntemlere değer veren kuramsal görüş.

KADAVRALAŞMAK

Kadavra durumuna gelmek.

  -   -   -  

Anlamında DAVRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAVRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AHLAKSIZ

Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

AHLAKLI

Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).

AHLAK

Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AHLAKSIZLIK

Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AHVAL

Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.