Kelimeler arşivi içinde; sonunda "davra" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu davra ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında davra olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde davra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DAVRA
Saban kılıcını sıkan çivi.
BEDAVRA
Damda üzerine kiremit döşenen veya kiremit yerine örtülen ince tahta. Keklik tutmak için tahtadan yapılmış tuzak.
KADAVRA
Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılmış olan ölü insan veya hayvan vücudu.
BIDAVRA
Keklik tutmak için tahtadan yapılmış tuzak.
PEDAVRA
Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta, balar.
BADAVRA
Evlerin üstüne kiremit yerine örtülen tahta. Bağdadi duvarlara çakılan tahtalar. Eski püskü, yırtık, kılıksız. Damda üzerine kiremit döşenen veya kiremit yerine örtülen ince tahta.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAVRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
AHVAL
Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AHLAKLI
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).
AHLAKSIZ
Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AHLAKSIZLIK
Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.