İçinde DALMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dalma" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dalma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dalma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dalma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DALMAÇYALI

9 harfli kelimeler

FISDALMAK, GAYDALMAK, HINDALMAK

8 harfli kelimeler

ANDALMAK, ARDALMAK, GIDALMAK

7 harfli kelimeler

DALMACI

6 harfli kelimeler

DALMAK, DALMAH, DALMAN

5 harfli kelimeler

DALMA

Bazı kelimelerin anlamları

DALMA

Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.

DALMAN

Pelerin.

DALMAÇYALI

Eski Yugoslavya'dan köken aldığı düşünülen, rengi siyah beyaz, benekli ve neşeli, orta büyüklükte, dayanıklı, kısa ve sert tüyleri rastgele dağılan, siyah veya kahverengi birbiriyle birleşmeyen beneklerle süslü, beneklerin belirginliği ve dağılımı arttıkça daha değerli kabul edilen, yavruları tamamen beyaz doğan ve benekleri sonra ortaya çıkan, oyuncu, neşeli fakat kindar, zeki ve inatçı bir karakterde, aşırı derecede duyarlı ve sadık, orta çağlarda av köpeği, 1800'lerde popüler bir at arabası köpeği, askeri bekçi, sirklerde gösteri, kemirgen avcısı, av, çoban ve koruma gibi pek çok alanda kullanılan, çok yönlü, günümüzde ise ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

HINDALMAK

Kızmak, hırslanmak.

ARDALMAK

Zayıflamak, çökmek.

DALMAK

Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.

GAYDALMAK

Sekerek yürümek.

DALMACI

Oyun bilmeyen, sadece kuvvet ye çeviklikle rakibinin bacaklarına dalarak onu yenmeye çalışan pehlivan.

DALMAH

Girmek.

FISDALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

GIDALMAK

Kıtlaşmak.

ANDALMAK

Açlıktan içi geçmek, içi ezilmek: Açlıktan andaldım.

  -   -   -  

Anlamında DALMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PİKE

Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan yatak örtüsü. Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması. Uçağın yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi. Bu kumaştan yapılan. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. İyi ayrılamama sebebiyle un veya irmik içerisinde kalmış olan, gözle görülebilen, iri ve koyu renkli kepek vb. parçacık.

COZLAMAK

Suya gömülmek, dalmak. Yanan kömür suda söndürülürken ses çıkarmak.

DALICI

Dalma özelliği olan.

FERNEZ

Sünger toplamak için kullanılan makineli dalma aracı.

CUTMAK

Yutmak. Dalmak, düşünmek.

UYUKLAMAK

Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

BAYINMAK

Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.

GİRMEK

Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.

DALINÇ

Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon.

DALDURMAK

Dalmak. Bir dalı kökünden koparmadan orta kısmını toprağa gömerek köklendirmek.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

UYUMAK

Uyku durumunda olmak. İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek. İlaç etkisiyle ağrı duymayacak kadar derin uykuya dalmak. Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek.

UÇMAK

Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.

DALDALANMAK

Gölgeli yere saklanmak. Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak. Sinmek. Bir şeyle fazla meşgul olmak, dalmak: Oyuna daldalanıp vakti unutmuş. Sığınmak, barınmak. Duldalanmak.

DALDIRMAK

Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak. Dalmak.

CUVUTMAK

Kendinden geçmek, dalmak.

CUMMAK

Yıkanmak. Eski türkçe çummak: suya dalmak.

DAALMAK

Dağılmak, karşılığı dalmak.

BALIKLAMA

Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde. Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek).

DALABİLMEK

Dalma imkânı veya olasılığı bulunmak.