İçinde BURDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "burda" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde burda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu burda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında burda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YALINYALBURDAK

11 harfli kelimeler

CUMBURDAMAK, DOMBURDADAN, GUMBURDAMAK, ZOMBURDAMAK

10 harfli kelimeler

CUMBURDAMA

9 harfli kelimeler

YALBURDAH, YALBURDAK, ZAMBURDAK

7 harfli kelimeler

BURDAKI

6 harfli kelimeler

BURDAN

5 harfli kelimeler

BURDA

Bazı kelimelerin anlamları

BURDA

Burada (bk. borda, burda). Burada.

CUMBURDAMA

Cumburdamak durumu.

YALBURDAH

Çıplak, yarı çıplak, don gömlek.

GUMBURDAMAK

Cimrilik etmek.

YALINYALBURDAK

Gelişigüzel. Olup olacağı.

ZOMBURDAMAK

Çok titremek. Titremek, dişler birbirine çarpmak.

BURDAKI

Buradaki.

CUMBURDAMAK

"Cumburtu" sesi çıkarmak.

DOMBURDADAN

Yellenen kişi.

BURDAN

Buradan. Bu yerden.

YALBURDAK

Yalınayak.

ZAMBURDAK

Sikkeli altından kadın takısı.

  -   -   -  

Anlamında BURDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BURDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAŞİRİLMEK

Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.

KALBURLANMAK

Kalburdan geçirilmek.

GALINTI

Öğütülmüş bulgurun kalburdan geçmesiyle kalan kepek ve bulgur parçaları. Evlenmemiş kız.

ELENTÜ

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

ELENTİ

Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.

BELLEŞ

Tanıdık, bildik: Burdakilerin hepsi belleş.

KALBURLATMAK

Kalburdan geçirtmek.

KALBURCU

Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.

DİBLİK

Dere kenarındaki bahçe, tarla. Kalburdan geçen tahılın döküntüsü. Yün ve pamuğun kırıntısı. Hayvanları bağlamaya yarayan zincir.

ÇET

İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.

ÇİNEBAŞI

İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.

ELENİK

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

ÇEŞT

Bayram yemeği. İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Suçlu bir insanı uyarmak için söylenir: Çeşt bre serseri.

BA

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.

CIBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).

KALBURLAMAK

Kalburdan geçirmek.

ELEMÜK

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

DERİNTÜ

Surdan burdan toplanmış (eşya, şey, insan).

DURUGO

Bekleye dur anlamında kullanılır: Ben geliyorum, sen burda durugo.