Kelimeler arşivinde; içinde "bindi" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bindi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bindi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bindi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİNDİRİLEBİLMEK
BİNDİRİLEBİLME
BİNDİREBİLMEK
BİNDİRMETAŞI, BİNDİREBİLME
BİNDİRİLMEK
ŞIBİNDİREK, CİBİNDİRİK, BİNDİRİLME, BİNDİRİMLİ
BİNDİRGEÇ, İNDİBİNDİ, BİNDİRMEK, KALBİNDİN
ATABİNDİ, BİNDİRME, BİNDİRİM
BİNDİNG
BİNDİR, BİNDİK
BİNDİ
BİNDİ
Destek.
KALBİNDİN
Bağırsak epitel hücrelerinde kalsiyumun taşınmasını sağlayan ve hücre zarıyla sitoplazmada yerleşmiş olan özel taşıyıcı bir molekül.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.
CİBİNDİRİK
Cibinlik. Üzüm posası. Cibinlik, sineğe karşı tülden yapılan korunak.
İNDİBİNDİ
Dolmuş taşımacılığında belli bir alan içinde yapılmış olan en kısa yolculuk.
BİNDİRİLMEK
Bindirme işi yapılmak.
BİNDİRİLEBİLME
Bindirilebilmek işi.
ATABİNDİ
Ağrı şehri, Tutak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞIBİNDİREK
Çok zayıf, bir deri bir kemik.
BİNDİREBİLMEK
Bindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİNDİRİMLİ
Zamlı.
BİNDİREBİLME
Bindirebilmek işi.
BİNDİRİLEBİLMEK
Bindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİNDİRİLME
Bindirilmek işi veya durumu.
BİNDİRMETAŞI
(Mimarlık) Ayaklar üzerinde kemer ya da tonoz eğrisinin başladığı yere konan çıkıntılı üzengi kısmı; yastık taşı da denir.
BİNDİRGEÇ
Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (Uşak).
Bu bölümde tanımı içerisinde BİNDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEMER
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
BİNDÜRMEK
Bindirmek.
ATLANDURMAK
Ata bindirmek.
GÖLGELİK
Gölge altında bulunan yer. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola.
BİNDÜRTMEK
Bindirmek.
ZAMLI
Fiyatı arttırılmış, bindirimli.
RIHTIM
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer.
BİNAL
Bir kere. "Bindikten sonra al" anlamında kullanılan bir isim".
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
BİNDÜMEK
Bindirmek.
ABIŞTIRMAK
Çocuğu arkaya, sırta bindirmek.
BİNDİR
Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (Bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
BİNGEŞTÜRMEK
Birbirinin üzerine bindirmek. Birbirinin ardına bindirmek, artlaştırmak.
ZAM
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
ALTYAZI
Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Bir resmin, bir karikatürün altına yazılan yazı.
LİMAN
Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.
ABIÇMAK
Çocuğu arkasına almak, bindirmek.
BALTACILAR
Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle; sonraları kızlarağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın kimi dış hizmetlerini yapmakla görevli kişiler.