Kelimeler arşivi içinde; başında "bindi" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. bindi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bindi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bindi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BİNDİRİLEBİLMEK
BİNDİRİLEBİLME
BİNDİREBİLMEK
BİNDİREBİLME, BİNDİRMETAŞI
BİNDİRİLMEK
BİNDİRİLME, BİNDİRİMLİ
BİNDİRGEÇ, BİNDİRMEK
BİNDİRİM, BİNDİRME
BİNDİNG
BİNDİK, BİNDİR
BİNDİ
BİNDİ
Destek.
BİNDİRMETAŞI
(Mimarlık) Ayaklar üzerinde kemer ya da tonoz eğrisinin başladığı yere konan çıkıntılı üzengi kısmı; yastık taşı da denir.
BİNDİRİLMEK
Bindirme işi yapılmak.
BİNDİR
Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (Bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
BİNDİRİLEBİLME
Bindirilebilmek işi.
BİNDİNG
Gitarı birleştirmek veya süslemek amacıyla klavye, sap veya gövdeyi çevreleyen plastik veya sedeften şerit.
BİNDİK
Bir arkalık yük. Kısa boylu adam.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.
BİNDİRİLEBİLMEK
Bindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİNDİREBİLME
Bindirebilmek işi.
BİNDİREBİLMEK
Bindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİNDİRGEÇ
Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (Uşak).
BİNDİRİLME
Bindirilmek işi veya durumu.
BİNDİRİMLİ
Zamlı.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİNDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
GÖLGELİK
Gölge altında bulunan yer. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola.
KEMER
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
ATLANDURMAK
Ata bindirmek.
BİNDÜRTMEK
Bindirmek.
BÜCÜK
Meme, meme başı. Buzağı. Kenar: Yorganın bücüğü yerde sürünüyor. Hayvana binmiş olanın arkası: Yavrum bücüğüne şu oğlanı bindir.
BİNDÜMEK
Bindirmek.
BİNGEŞTÜRMEK
Birbirinin üzerine bindirmek. Birbirinin ardına bindirmek, artlaştırmak.
ABIÇMAK
Çocuğu arkasına almak, bindirmek.
BİNDÜRMEK
Bindirmek.
ZAMLI
Fiyatı arttırılmış, bindirimli.
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
ABIŞTIRMAK
Çocuğu arkaya, sırta bindirmek.
ALTYAZI
Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Bir resmin, bir karikatürün altına yazılan yazı.
ZAM
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim.
LİMAN
Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.
BALTACILAR
Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle; sonraları kızlarağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın kimi dış hizmetlerini yapmakla görevli kişiler.
DİVCON
ABD'de RCA ortaklığınca geliştirilen ve bilgisayarca depolanmış basılı bilgiyi almaçla veren aygıt. (Aygıtın girdisi, saniyede 2.000 harfi depolayabilecek güçtedir. Bu bilgi, almaçtaki görüntü üzerine bindirilerek ya da tek başına verilebilir. Divcon, özellikle, spor haberlerinde sonuçların açıklanması, seçim sonuçları, gazete başlıkları, tanıtılar, altyazılarda kullanılır).
RIHTIM
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer.
BİNAL
Bir kere. "Bindikten sonra al" anlamında kullanılan bir isim".