Kelimeler arşivinde; içinde "bağla" olan, toplam 95 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bağla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bağla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bağla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAĞLANTISIZLIK
BAĞLANTILILIK, BAĞLANIVERMEK, BAĞLANABİLMEK, BAĞLAYIVERMEK, AZİZLİBAĞLARI, BAĞLATABİLMEK, BAĞLAYABİLMEK
BAĞLAYICILIK, YOKUŞBAĞLARI, BAĞLAYIVERME, BAĞLAÇSIZLIK, BAĞLAYABİLME, BAĞLATTIRMAK, BAĞLATABİLME, BAĞLANABİLME, BAĞLARPINARI, BAĞLANIVERME, SALKIMBAĞLAR, KANLIBAĞLAMA, BAĞLAMACILIK
BAĞLANTISIZ, BAĞLAŞIMSIZ, MEŞEBAĞLARI, BAĞLATTIRMA, KÜÇÜKBAĞLAR, BAĞLAŞIKLIK, KAYABAĞLARI, KARŞİBAĞLAR, YEŞİLBAĞLAR, BİÇERBAĞLAR, BÜYÜKBAĞLAR, BAĞLARARASI, GÖZBAĞLAMAK, GÜMEÇBAĞLAR, GÜMÜŞBAĞLAR, İĞDEBAĞLARI
SÖZBAĞLAMI, KURBAĞLAMA, BAĞLARBAŞI, YENİBAĞLAR, BAĞLANTILI, BAĞLARÜSTÜ, ÖZBAĞLANIM, KAYABAĞLAR, KARABAĞLAR, ESKİBAĞLAR, İKİZBAĞLAR, BAĞLAMALIK, AKÇABAĞLAR, BAĞLAŞIMLI, BAĞLAÇLAMA
ŞENBAĞLAR, BAĞLAŞMAK, HASBAĞLAR, BAĞLATMAK, BAĞLAYICI, BOZBAĞLAR, BAŞBAĞLAR, BAĞLANMAK, BAĞLALMAK, BAĞLAMALU, BAĞLAMSAL, BAĞLANMAH, BAĞLAMACI
BAĞLANIŞ, BAĞLANMA, BAĞLANTI, BAĞLAŞIK, BAĞLAŞIM, BAĞLANIM, BAĞLANAK, ÖNBAĞLAM, BAĞLAMAK, BAĞLAÇLI, BAĞLATMA, BAĞLAYIŞ, BAĞLAYIM, BAĞLAYAN, BAĞLAPÇI, BAĞLARCA, BAĞLANDI, BAĞLAŞMA, BAĞLANAN
BAĞLAŞI, BAĞLAMA, BAĞLANI, BAĞLAĞI, BAĞLAĞA
BAĞLAN, BAĞLAK, BAĞLAR, BAĞLAM, BAĞLAÇ
BAĞLA
BAĞLA
Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).
BAĞLAYABİLME
Bağlayabilmek işi.
BAĞLANTILILIK
Bağlantılı olma durumu, irtibatlılık.
BAĞLAYIVERME
Bağlayıvermek işi.
BAĞLAYABİLMEK
Bağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AZİZLİBAĞLARI
Yozgat ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAĞLANTISIZLIK
Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.
YOKUŞBAĞLARI
Siirt şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BAĞLATTIRMAK
Bağlatma işini yaptırmak.
BAĞLAÇSIZLIK
Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".
BAĞLANABİLMEK
Bağlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞLANIVERMEK
Çabucak bağlanmak.
BAĞLATABİLME
Bağlatabilmek işi.
BAĞLATABİLMEK
Bağlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞLAYIVERMEK
Çabucak bağlamak.
BAĞLAYICILIK
Bağlayıcı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ANGAJMANSIZ
Bağlantısız.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ARGIT
Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.
ANGAJMAN
Bağlantı.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
ARACILIĞIYLA
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.
ANGAJE
"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ANGAJMANSIZLIK
Bağlantısızlık.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
APSELEŞMEK
Yara irin bağlamak, apse yapmak.
ANGAJMANLI
Bağlantılı.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.