İçinde BAĞLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bağla" olan, toplam 95 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bağla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bağla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bağla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BAĞLANTISIZLIK

13 harfli kelimeler

BAĞLANTILILIK, BAĞLANIVERMEK, BAĞLANABİLMEK, BAĞLAYIVERMEK, AZİZLİBAĞLARI, BAĞLATABİLMEK, BAĞLAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

BAĞLAYICILIK, YOKUŞBAĞLARI, BAĞLAYIVERME, BAĞLAÇSIZLIK, BAĞLAYABİLME, BAĞLATTIRMAK, BAĞLATABİLME, BAĞLANABİLME, BAĞLARPINARI, BAĞLANIVERME, SALKIMBAĞLAR, KANLIBAĞLAMA, BAĞLAMACILIK

11 harfli kelimeler

BAĞLANTISIZ, BAĞLAŞIMSIZ, MEŞEBAĞLARI, BAĞLATTIRMA, KÜÇÜKBAĞLAR, BAĞLAŞIKLIK, KAYABAĞLARI, KARŞİBAĞLAR, YEŞİLBAĞLAR, BİÇERBAĞLAR, BÜYÜKBAĞLAR, BAĞLARARASI, GÖZBAĞLAMAK, GÜMEÇBAĞLAR, GÜMÜŞBAĞLAR, İĞDEBAĞLARI

10 harfli kelimeler

SÖZBAĞLAMI, KURBAĞLAMA, BAĞLARBAŞI, YENİBAĞLAR, BAĞLANTILI, BAĞLARÜSTÜ, ÖZBAĞLANIM, KAYABAĞLAR, KARABAĞLAR, ESKİBAĞLAR, İKİZBAĞLAR, BAĞLAMALIK, AKÇABAĞLAR, BAĞLAŞIMLI, BAĞLAÇLAMA

9 harfli kelimeler

ŞENBAĞLAR, BAĞLAŞMAK, HASBAĞLAR, BAĞLATMAK, BAĞLAYICI, BOZBAĞLAR, BAŞBAĞLAR, BAĞLANMAK, BAĞLALMAK, BAĞLAMALU, BAĞLAMSAL, BAĞLANMAH, BAĞLAMACI

8 harfli kelimeler

BAĞLANIŞ, BAĞLANMA, BAĞLANTI, BAĞLAŞIK, BAĞLAŞIM, BAĞLANIM, BAĞLANAK, ÖNBAĞLAM, BAĞLAMAK, BAĞLAÇLI, BAĞLATMA, BAĞLAYIŞ, BAĞLAYIM, BAĞLAYAN, BAĞLAPÇI, BAĞLARCA, BAĞLANDI, BAĞLAŞMA, BAĞLANAN

7 harfli kelimeler

BAĞLAŞI, BAĞLAMA, BAĞLANI, BAĞLAĞI, BAĞLAĞA

6 harfli kelimeler

BAĞLAN, BAĞLAK, BAĞLAR, BAĞLAM, BAĞLAÇ

5 harfli kelimeler

BAĞLA

Bazı kelimelerin anlamları

BAĞLA

Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

BAĞLAYABİLME

Bağlayabilmek işi.

BAĞLANTILILIK

Bağlantılı olma durumu, irtibatlılık.

BAĞLAYIVERME

Bağlayıvermek işi.

BAĞLAYABİLMEK

Bağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

AZİZLİBAĞLARI

Yozgat ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAĞLANTISIZLIK

Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.

YOKUŞBAĞLARI

Siirt şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

BAĞLATTIRMAK

Bağlatma işini yaptırmak.

BAĞLAÇSIZLIK

Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".

BAĞLANABİLMEK

Bağlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAĞLANIVERMEK

Çabucak bağlanmak.

BAĞLATABİLME

Bağlatabilmek işi.

BAĞLATABİLMEK

Bağlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAĞLAYIVERMEK

Çabucak bağlamak.

BAĞLAYICILIK

Bağlayıcı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında BAĞLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

ANGAJMANSIZ

Bağlantısız.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.

ANGAJMAN

Bağlantı.

ARMADURA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

ANGAJE

"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

ALTIK

Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ANGAJMANSIZLIK

Bağlantısızlık.

AKILSAL

Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.

ARAÇ

Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

APSELEŞMEK

Yara irin bağlamak, apse yapmak.

ANGAJMANLI

Bağlantılı.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.