Kelimeler arşivinde; içinde "bağdaş" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bağdaş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bağdaş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bağdaş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAĞDAŞTIRILABİLME, BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK
BAĞDAŞTIRABİLMEK, BAĞDAŞIKLAŞTIRMA, BAĞDAŞTIRMACILIK
BAĞDAŞTIRABİLME
BAĞDAŞTIRILMAK, BAĞDAŞIKLAŞMAK
BAĞDAŞTIRILMA, BAĞDAŞIKLAŞMA, BAĞDAŞABİLMEK, BAĞDAŞTIRMACI
BAĞDAŞMAZLIK, BAĞDAŞTIRMAK, BAĞDAŞABİLME, BAĞDAŞTIRICI
BAĞDAŞTIRMA, BAĞDAŞILMAK, BAĞDAŞIRLIK, BAĞDAŞIKLIK
BAĞDAŞILMA
BAĞDAŞMAZ, BAĞDAŞMAK
BAĞDAŞIK, BAĞDAŞMA, BAĞDAŞIR, BAĞDAŞAN, BAĞDAŞIM
BAĞDAŞ
BAĞDAŞ
Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.
BAĞDAŞMAZLIK
Uyuşmazlık. Geçimsizlik.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
BAĞDAŞTIRILMA
Bağdaştırılmak işi.
BAĞDAŞTIRABİLMEK
Bağdaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞDAŞIKLAŞTIRMA
Bağdaşıklaştırmak işi.
BAĞDAŞTIRABİLME
Bağdaştırabilmek işi.
BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK
Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.
BAĞDAŞTIRILMAK
Bağdaşlaştırma işine konu olmak.
BAĞDAŞIKLAŞMAK
Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek.
BAĞDAŞTIRMAK
Bağdaşmasını sağlamak.
BAĞDAŞTIRMACI
Bağdaştırmacılık yanlısı olan.
BAĞDAŞABİLMEK
Bağdaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞDAŞTIRILABİLME
Bağdaştırılabilmek işi.
BAĞDAŞABİLME
Bağdaşabilmek işi.
BAĞDAŞIKLAŞMA
Bağdaşıklaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞDAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EZİLME
Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
BAĞDAŞMA
Bağdaşmak işi, imtizaç.
HOMOJENLİK
Bağdaşıklık.
İNSİCAM
Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. Tutarlık.
BAĞDAŞTIRMA
Bağdaştırmak işi.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
APIŞLAMAK
Avuçlamak, avuç dolusu almak. Bağdaş kurmak. Duraklamak. Bacakları ayırmak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Adımlamak.
BAĞDAŞMAK
Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.
ARABİRİM
İki dizge ya da altdizge arasında öngörülen ilişki ya da iletişimi sağlama amacıyla tasarlanmış herhangi bir bağdaştırıcı birim ya da olanak.
TUTARLIK
Uygunluk, insicam. Anlatımın konuyla bağdaşması, insicam.
DALINÇ
Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon.
HOMOJENLEŞME
Bağdaşıklaşma.
EKLEMLEMEK
Eklemle birleştirmek. Bağdaştırmak.
HOMOJEN
Bağdaşık. Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli).
BADAŞMAK
Bir iş veya oyun için anlaşmak, uzlaşmak, eş tutmak, ortaklaşmak, arkadaş olmak. Alışmak, geçinmek. Bağdaşmak.
MÜTECANİS
Bağdaşık.
HOMOJENLEŞTİRME
Bağdaşıklaştırma.
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.
BAĞDAŞIKLIK
Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.
BAĞDAŞILMAK
Bağdaşma işine konu olmak.