BAĞDAŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bağdaş" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. bağdaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bağdaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bağdaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK, BAĞDAŞTIRILABİLME

16 harfli kelimeler

BAĞDAŞTIRMACILIK, BAĞDAŞIKLAŞTIRMA, BAĞDAŞTIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

BAĞDAŞTIRABİLME

14 harfli kelimeler

BAĞDAŞIKLAŞMAK, BAĞDAŞTIRILMAK

13 harfli kelimeler

BAĞDAŞABİLMEK, BAĞDAŞTIRMACI, BAĞDAŞIKLAŞMA, BAĞDAŞTIRILMA

12 harfli kelimeler

BAĞDAŞABİLME, BAĞDAŞTIRMAK, BAĞDAŞTIRICI, BAĞDAŞMAZLIK

11 harfli kelimeler

BAĞDAŞIRLIK, BAĞDAŞILMAK, BAĞDAŞIKLIK, BAĞDAŞTIRMA

10 harfli kelimeler

BAĞDAŞILMA

9 harfli kelimeler

BAĞDAŞMAK, BAĞDAŞMAZ

8 harfli kelimeler

BAĞDAŞMA, BAĞDAŞIR, BAĞDAŞIM, BAĞDAŞIK, BAĞDAŞAN

Bazı kelimelerin anlamları

BAĞDAŞ

Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.

BAĞDAŞTIRMAK

Bağdaşmasını sağlamak.

BAĞDAŞTIRILMAK

Bağdaşlaştırma işine konu olmak.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK

Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.

BAĞDAŞTIRABİLME

Bağdaştırabilmek işi.

BAĞDAŞABİLMEK

Bağdaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAĞDAŞABİLME

Bağdaşabilmek işi.

BAĞDAŞTIRABİLMEK

Bağdaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAĞDAŞIKLAŞMA

Bağdaşıklaşmak durumu.

BAĞDAŞIKLAŞTIRMA

Bağdaşıklaştırmak işi.

BAĞDAŞIKLAŞMAK

Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek.

BAĞDAŞTIRILABİLME

Bağdaştırılabilmek işi.

BAĞDAŞTIRMACI

Bağdaştırmacılık yanlısı olan.

BAĞDAŞTIRILMA

Bağdaştırılmak işi.

BAĞDAŞTIRICI

Değişik büyüklük ve yapılardaki elektro-mekanik öğelerin uyumunu sağlayan herhangi bir öğe ya da birim.

  -   -   -  

Anlamında BAĞDAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞDAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARABİRİM

İki dizge ya da altdizge arasında öngörülen ilişki ya da iletişimi sağlama amacıyla tasarlanmış herhangi bir bağdaştırıcı birim ya da olanak.

HOMOJENLEŞME

Bağdaşıklaşma.

BAĞDAŞMA

Bağdaşmak işi, imtizaç.

EZİLME

Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.

GROTESK

Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.

BAĞDAŞIKLIK

Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

BAĞDAŞTIRMA

Bağdaştırmak işi.

BADAŞMAK

Bir iş veya oyun için anlaşmak, uzlaşmak, eş tutmak, ortaklaşmak, arkadaş olmak. Alışmak, geçinmek. Bağdaşmak.

EKLEMLEMEK

Eklemle birleştirmek. Bağdaştırmak.

HOMOJEN

Bağdaşık. Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli).

HOMOJENLİK

Bağdaşıklık.

DALINÇ

Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon.

BAĞDAŞILMAK

Bağdaşma işine konu olmak.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

İNSİCAM

Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. Tutarlık.

TUTARLIK

Uygunluk, insicam. Anlatımın konuyla bağdaşması, insicam.

MÜTECANİS

Bağdaşık.

APIŞLAMAK

Avuçlamak, avuç dolusu almak. Bağdaş kurmak. Duraklamak. Bacakları ayırmak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Adımlamak.

HOMOJENLEŞTİRME

Bağdaşıklaştırma.