Kelimeler arşivinde; içinde "bayağ" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bayağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bayağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bayağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAYAĞILAŞTIRMAK
BAYAĞILAŞTIRMA
BAYAĞILAŞMAK
BAYAĞILAŞMA, BAYAĞILAYIN
BABAYAĞMUR
BASBAYAĞI, BAYAĞILIK
BAYAĞDAN, BAYAĞICA
BAYAĞIL
BAYAĞI, BAYAĞA
BAYAĞ
BAYAĞ
Demin, az önce, şimdi.
BAYAĞIL
Kötü anlama gelebilecek ya da alçaltıcı anlamda kullanılabilecek (söz). Niğde ilinde, Ulukışla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BASBAYAĞI
Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi. Alışıldığı üzere.
BAYAĞILAŞTIRMA
Bayağılaştırmak işi, sıradanlaştırma.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
BAYAĞICA
Alelade.
BAYAĞILIK
Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.
BAYAĞILAŞTIRMAK
Bayağılaşmasına sebep olmak, sıradanlaştırmak.
BAYAĞDAN
Her zaman, çoktan beri, şimdiye kadar. Demin, az önce, şimdi. Baştan, önceden.
BAYAĞILAŞMAK
Bayağı bir durum almak, bayağı bir duruma girmek, sıradanlaşmak.
BABAYAĞMUR
Yozgat şehrinde, Sarıkaya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAYAĞILAŞMA
Bayağılaşmak durumu, sıradanlaşma.
BAYAĞILAYIN
Eskisi gibi.
BAYAĞA
Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAYAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HERİF
Güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı kimse. Evin erkeği. Adam.
ADİLEŞMEK
Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.
ALELADELİK
Alelade olma durumu. Bayağılık.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
DÜŞÜKLÜK
Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
FUNDAGİLLER
Fundalar takımından, bayağı funda veya süpürge çalısı, açelya, yaban mersini, koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası.
ALELADE
Her zaman görülen, olağan. Bayağı.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
BASİT
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
BANAL
Herkesçe kullanılan, anlaşılan. Bayağı, sıradan.
HOŞUR
Değersiz, kaba, bayağı. Şişman, dolgun (kadın).
BERİBENZER
Sıradan, bayağı, alelade.
DÖKÜNTÜ
Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.
HASİS
Cimri. Bayağı, insanı küçülten, değersiz.
AMİYANE
Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.
DÜZEYSİZLİK
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olma durumu, seviyesizlik.
DÜZEYSİZ
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan, seviyesiz.
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.