BAYAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bayağ" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. bayağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bayağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bayağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BAYAĞILAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

BAYAĞILAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

BAYAĞILAŞMAK

11 harfli kelimeler

BAYAĞILAŞMA, BAYAĞILAYIN

9 harfli kelimeler

BAYAĞILIK

8 harfli kelimeler

BAYAĞDAN, BAYAĞICA

7 harfli kelimeler

BAYAĞIL

6 harfli kelimeler

BAYAĞA, BAYAĞI

5 harfli kelimeler

BAYAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

BAYAĞ

Demin, az önce, şimdi.

BAYAĞIL

Kötü anlama gelebilecek ya da alçaltıcı anlamda kullanılabilecek (söz). Niğde ilinde, Ulukışla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BAYAĞILIK

Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.

BAYAĞILAŞMAK

Bayağı bir durum almak, bayağı bir duruma girmek, sıradanlaşmak.

BAYAĞDAN

Her zaman, çoktan beri, şimdiye kadar. Demin, az önce, şimdi. Baştan, önceden.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

BAYAĞA

Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.

BAYAĞILAŞTIRMA

Bayağılaştırmak işi, sıradanlaştırma.

BAYAĞILAYIN

Eskisi gibi.

BAYAĞILAŞTIRMAK

Bayağılaşmasına sebep olmak, sıradanlaştırmak.

BAYAĞILAŞMA

Bayağılaşmak durumu, sıradanlaşma.

BAYAĞICA

Alelade.

  -   -   -  

Anlamında BAYAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAYAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZEYSİZ

Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan, seviyesiz.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

ALELADE

Her zaman görülen, olağan. Bayağı.

FUNDAGİLLER

Fundalar takımından, bayağı funda veya süpürge çalısı, açelya, yaban mersini, koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası.

HASİS

Cimri. Bayağı, insanı küçülten, değersiz.

ADİLEŞMEK

Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.

BERİBENZER

Sıradan, bayağı, alelade.

AŞAĞI

Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

HOŞUR

Değersiz, kaba, bayağı. Şişman, dolgun (kadın).

DÜŞÜKLÜK

Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.

HERİF

Güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı kimse. Evin erkeği. Adam.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

BASİT

Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

AMİYANE

Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.

DÜZEYSİZLİK

Düzeyi, değeri düşük, bayağı olma durumu, seviyesizlik.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

BANAL

Herkesçe kullanılan, anlaşılan. Bayağı, sıradan.

ADİLİK

Bayağılık, düşüklük, aşağılık.