Kelimeler arşivinde; içinde "badan" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde badan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu badan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında badan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BADANASIZLIK, BADANALANMAK, BADANALATMAK
BADANACILIK, BADANALAMAK, BADANALANMA, BADANALATMA, BADANBAYRAK
ŞABADANLIK, BADANALAMA, BALLIBADAN
GILABADAN, BADANASIZ
DOMBADAN, DAMBADAN, LAMBADAN, BADANACI, BADANALI
BADANAZ, BADANAK, ARBADAN, CABADAN, ŞABADAN
ABADAN, BADANA
BADAN
BADAN
Kale, sur.
ŞABADANLIK
Boşboğazlık, gevezelik.
BADANALATMA
Badanalatmak işi.
BADANASIZ
Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.
BADANALATMAK
Badanalama işini yaptırmak.
GILABADAN
Sim gibi gümüşlü işleme ipi.
BADANALANMA
Badanalanmak işi.
BALLIBADAN
İncir.
BADANBAYRAK
Darmadağın, karma karışık.
BADANALAMA
Badanalamak işi.
DAMBADAN
Düşünmeden, birdenbire: Ahmet kaba bir adam, dambadan söyleyiverir.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
BADANASIZLIK
Badanasız olma durumu.
DOMBADAN
Ansızın, birdenbire.
BADANALANMAK
Badana yapılmak.
BADANACILIK
Badanacının yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde BADAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABE
Seslenmek ve dikkati çekmek için özellikle Rumeli'de kullanılan bir söz. Teklifsiz konuşmada seslenme ve dikkati çekme ünlemi. Abadan yapılmış ceket. Şaşma ve korku ünlemi. Ağabey, abi, büyük kardeş, kayınbirader.
BADANALI
Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).
OCAKLIK
Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk. Baca. Mutfak. Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği. Ateş yakılan yer, ocak.
KİREÇSÜTÜ
Badana için hazırlanmış sulu kireç.
KARDEŞ
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Yaşça küçük olan çocuk. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.
KALITIMSAL
Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).
LORT
İngiltere'de babadan oğula veya ailenin ilk erkek kişisine geçen veya kral tarafından bağışlanan soyluluk unvanı. Çok zengin kimse. Lortlar Kamarası üyesi. Sükseli, kalantor, gösterişli kimse.
İNTİKAL
Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
HELALZADE
Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse. Doğruluktan ayrılmayan, helal süt emmiş kimse.
KALÇIN
Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan veya meşinden yapılmış olan çizme biçiminde ayak giysisi.
MELEZ
Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).
MAHREM
Yakın akrabadan olduğu için nikâh düşmeyen (kimse). Sırdaş. Başkalarına söylenmeyen, gizli.
PANTUFLA
Abadan yapılmış terlik.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
BADANACI
Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
TOMBALA
Torbadan numaralı taşlar çekilerek üzerinde numara yazılı kâğıtlarla oynanan bir talih oyunu. Bu oyunda kartın tamamı doldurulduğunda kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz.
BEDAVADAN
Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.
AÇIĞIRAK
Açıkça renkli: Badana açığırak olmuş.